Sosyal Üstünlük Yönelimi, Sistemi Meşrulaştırma, Adil Dünya İnancı ve İşyerinde Engelli Çalışanlara Yönelik Tutumların İlişkisi: Kamuda Bir İşyeri Örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KÜBRA ÖZTÜRK SEVER

Danışman: FATMA YILDIRIM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada işyerinde engellilere yönelik tutumlarla sosyal üstünlük yönelimi, sistemi meşrulaştırma, adil dünya inancı ve bazı bireysel-örgütsel değişkenlerle ilişkilerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırma kamuya ait bir işyerinde, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden tüm personelle gerçekleştirilmiştir. Engellilere yönelik çalışmalar sosyal bilimler içerisinde görece yeni bir alandır. Engelli konusu ve engellilik hali öncelikle tıbbın ardından mimari, şehir planlamacılığı, endüstriyel tasarım gibi bilim dallarının kapsamına girmiş, engellilik hali düzeltilmesi gereken bir bozukluk olarak algılanmıştır. Sosyal model çerçevesinde engellilerin durumunun ele alınması yaklaşık olarak 1960'lı yılların sonrasına denk gelir. İkinci Dünya savaşı sonrasında gazilerin rehabilitasyonu ve azalan işgücüne engeli olan bireylerin katılmasına duyulan gereksinim de engellilik halinin kişisel değil toplumsal bir yaklaşım gerektirdiğini ortaya koymuştur (Bezmez vd., 2011: 17). Günümüzde İnsan Hakları Modeline uygun olarak, toplumsal destek sistemlerinin engeli olan bireylere fırsat eşitliği sağlaması beklenir; ancak olumsuz tutum ve önyargılar bunu zorlaştırır (Subaşıoğlu, 2008: 401). Üstelik engeli olan bireylere yönelik ayrımcılık diğer dezavantajlı gruplara (kadınlar, etnik-dini azınlıklar, LGBTİ+ bireyler) düşünüldüğünde daha görünmez biçimde gerçekleşir. Özellikle engeli olan bireylerin istihdamı tüm dünyada beklenen ve hedeflenen düzeyde gerçekleşmemekte; istihdam edilen engelliler de düşük vasıflı işlerde ve düşük ücretle çalışmaktadırlar (Yıldırım vd., 2011: 48-51).