Kronik atrial fibrilasyonun cerrahi tedavisinde mini-maze prosedürlerinde kullanılan enerji kaynaklarının sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜSEYİN GÖKTAŞ
Danışman: MUSTAFA BAHADIR İNAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Atriyal fibrilasyon(AF) toplumda en sık görülen aritmi olup, çeşitli yaş gruplarına göre % 0.4-10 arasında değişen oranlarda yaygınlığı tariflenmiştir(1). Atriyal fibrilasyon hastalarında artmış tromboemboli ihtimali, konjestif kalp yetmezliği insidansında artış ve yüksek mortalite ile ilişkili bulunmuştur. Atriyal fibrilasyonu olan hastaların normal sinüs ritmine çevrilmesinin AF'nin tromboemboli ihtimalini azalttığı yaşam kalitesini artırdığı ve kalp yetmezliği semptomlarında azalma sağladığı çeşitli çalışmalarda saptanılmıştır. Bu bulgular ışığında AF tanısı mevcut olan hastalara sinüs ritminin temini için kardiyoversiyon işlemi önerilmekteyse de; başarılı kardiyoversiyon işlemi sonrasında bile erken dönem hastaların büyük kısmında AF'nin tekrarladığı tespit edilmiştir. Atriyal fibrilasyon tanısı mevcut olup; açık kalp cerrahisi uygulanan, ablasyon işlemi uygulanmayan hastalarda atriyal fibrilasyonun işlem sonrası sinüs ritmine dönme oranları yapılan çalışmalarda %20-40 oranlarında bildirilse de, Cox ve arkadaşları tarafından geliştirilen, iki kez modifiye edilen MAZE prosedürü ile %70-97 aralığında değişen oranlarda sinüs ritmine çevrilebildiği gösterilebilmiştir. Maze prosedürü ile başarılı sonuçlar olmasına karşın, 45-60 dakika süren işlem süresi, işlem sonrası kanama, kross klemp süresini uzatma gibi problemler oluşturması nedeni ile perkütan endokardial ablasyon için kullanılan enerji türlerinin açık kalp cerrahisi uygulanırken kullanılması alternatif olarak önerilmiştir. Melo ve arkadaşları tarafından kullanılmaya başlanan bu yöntem ile radyofrekans ablasyon işlemi, Maze prosedürü ile kıyaslanabilecek düzeyde başarılı sonuçlar ortaya çıkarmıştır ve böylece dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Radyofrekans ablasyonun başarlı sonuçları sonrası, farklı enerji türleri de alternatif olarak denenmiştir. Yaygın kullanılan literatürde başarılı sonuçları olan radyofrekans unipolar ablasyon, radyofrekans bipolar ablasyon, mikrodalga ablasyon, yüksek sensitif ultrasound ablasyon, kriyoablasyon ve koter ablasyon işlemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızda açık kalp cerrahisi yapılacak 218 hastaya uygulanacak cerrahi işleme ek olarak radyofrekans ablasyon(unipolar/bipolar) ve kriyoablasyon işlemi uygulandı. Çalışmamızın amacı kronik atriyal fibrilasyon tanısı olan, açık kalp cerrahisi işlemi uygulanacak hastalarda intraoperatif radyofrekans ve kriyoablasyon uygulanan hastalarda sinüs ritmini tesis etmek ve böylece atriyal fibrilasyonun olası mortalite ve morbiditesini azaltmak, işlem sonrası hastaların yaşam kalitesini artırmak, tedavi masraflarını azaltmak ve kullandığımız enerji kaynaklarının etkinliğini ve güvenirliliğini denetleyerek klinikte yaygın kullanımını sağlamaktır.