Ankara ağır ceza mahkemelerinde davaları karara bağlanmış olan öldürmeye teşebbüs ve cinayet orijinindeki femisit olguların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ADLİ BİLİMLER ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEREN ŞILA
Danışman: NERGİS CANTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kadın cinayetleri kontrol altına alınması zor, önemli bir sosyal problem olan kadına yönelik şiddetin en ağır formudur. Cinayet, kadına uygulanan şiddetin en uç noktasıdır. Kadın cinayetleri; dil, din, ırk, eğitim düzeyi, ekonomik durum gözetmeksizin dünya genelinde insanlık tarihi boyunca yaygın olarak görülen bir halk sağlığı sorunudur. Kadını değersiz gören, toplumdan uzaklaştıran, güçsüzleştiren şiddet; dünya genelinde önüne geçilemeyen bir sorunken, 1970'li yıllardan itibaren Kadına Yönelik Şiddeti önlemek amacıyla yapılan çalışmalar neticesinde olumlu gelişmeler yaşanmasına rağmen etkili sonuçlar alınamamıştır. Ülkemizde her üç kadından biri fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Ağır ceza mahkemeleri, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve 10 yıldan fazla hapis cezası gerektiren davalara bakarlar. Cinayet ve Öldürmeye Teşebbüs suçları Ağır Ceza Mahkemeleri'nde davaları görülen cezası en ağır suçlardandır. Araştırmamızda Ankara Ağır Ceza Mahkemeleri'nde 2010-2014 yılları arasında meydana gelen ve mağduru kadın olan cinayet ve öldürmeye teşebbüs suçları nedeniyle davaları karara bağlanmış olan 102 davadan 44 dava dosyası ile dava dosyalarına ulaşılamayan 58 olguda karar kartonu incelenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 16.0 programında istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Araştırmamız sonucunda cinayet ve öldürmeye teşebbüs suçunun mağduru olan kadınların yaş ortalamalarının 39,74 (sd=17,15), sanıkların yaş ortalamalarının 40,59 (sd=13,2) olduğu belirlenmiştir. Mağdur yaş grupları ile sanık yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır (p <0,05). Mağdurların %62,7'sinin partnerleri tarafından şiddete maruz kaldığı belirlenip, sanık ve mağdur medeni durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,001). Cinayet ve öldürmeye teşebbüs mağduru kadınların %46,1'i eşleri, %11,8'i erkek arkadaşı, %4,9'u boşandığı kocası tarafından öldürülmüş ya da öldürmeye teşebbüs suçunun mağduru olmuştur. Kadın cinayetleri, ülkemiz ve tüm dünya adına kanayan bir yaradır. Cinayetlerin önüne geçebilmek adına hem devlet hem de sivil toplum örgütleri tarafından pek çok çalışma yapılmasına rağmen, her yıl meydana gelen cinayet oranında artış olduğu görülmektedir. Her iki cinsiyette de eğitim düzeyinin yükselmesinin, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının ve ekonomik düzeyin iyileştirilmesinin kadına yönelik cinayet ve öldürmeye teşebbüs suçlarının azalmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir.