Diz osteoartritli hastalarda santral sensitizasyonun fizik tedaviye yanıt üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERKAN BURAK YÜZÜGÜLDÜ

Danışman: HAYDAR GÖK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, diz osteoartritli (OA) hastalarda ağrı ve fonksiyonelliğe yönelik klinik parametrelerin fizik tedavi öncesi ve sonrasında değerlendirilmesi ile tedaviye yetersiz yanıt ve santral sensitizasyon (SS) arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya en az 3 aydır diz ağrısı olan toplam 84 diz OA'li hasta ve 30 sağlıklı kontrol dahil edildi. Katılımcıların yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ), semptom süresi, ek hastalıklar, kullanılan ilaçlar gibi demografik özellikleri kaydedildi. Yapısal hasar diz radyografileri ile Kellgren-Lawrence (KL) evreleme sistemine göre değerlendirildi. Ağrı ve fonksiyonel durum görsel analog skala (VAS) ve Western Ontario ve McMaster Üniversiteleri Osteoartrit İndeksi (WOMAC) ile değerlendirildi. Ayrıca SS değerlendirimi için Santral Sensitizasyon Ölçeği (CSI), depresyon için Beck Depresyon Envanteri (BDI), nöropatik ağrı değerlendirimi içim PainDetect anketi (PDQ), uykusuzluk için Uykusuzluk Şiddeti İndeksi (ISI) ve ağrı katastrofizasyonu için Ağrı Katastrofizasyon Skalası (PCS) uygulandı. Ağrılı eklem, eklem çevresi ve ağrısız uzak noktalardan dijital algometre kullanılarak basınç ağrı eşiği (BAE) ölçümü yapıldı. OA grubundaki hastalara 3 hafta boyunca, haftada 5 gün olmak üzere toplam 15 seans konvansiyonel fizik tedavi programı uygulandı. Fizik tedavi programı güncel diz OA tedavi kılavuzları doğrultusunda her hastaya özel olarak planlandı. Kontrol grubundaki hastalara herhangi bir tedavi uygulanmadı, sadece referans değerler elde etmek için BAE ölçümü yapıldı. Tedavi bitiminde hastalar OMERACT-OARSI OA tedavi yanıt kriterlerine göre yanıt verenler ve vermeyenler olmak üzere iki gruba ayrıldı. Tedaviye yanıt ile tedavi öncesi yapılan klinik değerlendirme ve ölçekler arasındaki ilişki değerlendirildi. Bu amaçla lojistik regresyon analizi yapıldı. Gruplar arasındaki farkın önemliliği Student t testi veya MannWhitney U testi ile grup sayısı ikiden fazla olduğunda ANOVA veya Kruskal Wallis testi ile değişkenler kategorik olduğunda ki-kare testi ya da Fisher's kesin ki-kare testi ile değerlendirildi. Çalışma öncesi güç analizi yapılarak örneklem gerekli büyüklüğü hesaplandı. Bulgular: Tedaviden fayda görmeyen gruptaki hastaların CSI skoru tedaviden fayda gören gruba göre anlamlı düzeyde yüksekti (p=0,004). CSI'ye göre SS olanların (CSI skoru ≥40) sıklığı tedaviden fayda görmeyen grupta (%52,9) tedaviden fayda gören gruba göre (%26) anlamlı düzeyde fazlaydı (p=0,021). Her üç bölgeden yapılan BAE ölçümü değerleri (ağrılı diz, aynı taraf tibialis anterior ve karşı taraf önkol) tedaviden fayda görmeyen grupta hem tedaviden fayda gören gruba göre hem de sağlıklı kontrol grubunda göre anlamlı düzeyde düşüktü. Yaş ve cinsiyet değişkenlerini de içeren çoklu lojistik regresyon modeline göre SS ve depresyon varlığının fizik tedaviye olumsuz yanıtı predikte etmede anlamlı olduğu görüldü (sırasıyla p=0,045 ve p=0,024). Sonuç: Mevcut çalışmadan elde edilen bulgular, santral sensitizasyon ve eşlik eden depresyonun diz osteoartritli hastalarda olumsuz fizik tedavi yanıtına neden olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle klinisyenlerin tedavi planlaması yaparken santral sensitizasyon ve depresyon bulgularını da dikkate almaları gerektiği düşüncesindeyiz. Gelecekte fizik tedavi ile birlikte santral sensitizasyon ve depresyonu da dikkate alan kombine tedavilerin etkinliğini değerlendirecek kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Diz osteoartriti, ağrı, santral sensitizasyon, nöropatik ağrı, fizik tedavi