Sol ventrikül fonksiyonları bozulmuş koroner arter baypas cerrahisi uygulanacak hastalarda preoperatif profilaktik levosimendan (simdax) tedavisinin postoperatif etkileirnin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2007

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF KUZGUN ÇETİNKANAT

Danışman: LEVENT YAZICIOĞLU

Özet:

ÖZET Sol Ventrikül Fonksiyonları Bozulmuş Koroner Arter Baypas Cerrahisi Uygulanacak Hastalarda Preoperatif Profilaktik Levosimendan (Simdax®) Tedavisinin Postoperatif Etkilerinin Değerlendirilmesi Giriş: Kalp cerrahisindeki gelişmeler sayesinde kardiyak performansı daha bozuk hastalar operasyona alınmaktadır. Bu tip hastalarda açık kalp cerrahisi sonrası klasik inotropik ajanlara yeterli yanıt ahnamayabilmekte ve yeni inotropik ajanlara gereksinim duyulmaktadır. Bu çalışmanın amacı operasyona bağlı mortalite ve morbidite riski yüksek, ventrikül fonksiyonları bozuk ve preoperatif inotrop tedavisi ihtiyacı olan iskemik kardiyomiyopatiye sekonder kalp yetmezliği gelişmiş hastalarda levosimendan kullanımının postoperatif kardiyak fonksiyonları, yoğun bakım ünitesinde ve hastanede kalış süreleri, mortalite ve morbiditede oranlan üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesidir. Materyal Metod: Yirmi hasta, preoperatif kullanılan inotropik tedavilerine göre levosimendan verilen hastalar (Grup A) ve sadece klasik inotropik tedavi başlanan hastalar (Grup B) olarak gruplandı. Levosimendan tedavisi 0,05-0,2 [Ag/kg/dk dozundan intravenöz infüzyon şeklinde uygulandı. Sonuç: iki hasta grubu arasında, demografik ve kardiyolojik özelliklerinde, operatif verilerinde, postoperatif komplikasyon insidansında fark görülmedi. Grup A' da, kreatinin, laktat, beyaz küre sayısı, CK-MB düzeyleri arasında çeşitli zaman aralıklarında anlamlı sonuçlar elde edildi. Hemodinamik ölçümlerde CVP beklenildiği gibi A grubunda belirgin olarak düşük bulundu. Grup A'da, hastaların DAP, MAP, PCWP, SVR değerleri istatistiksel olarak anlamlı olmasa da düşük bulundu. CQ ve CI değerleri de daha yüksek ve zaman aralıklarında artış yüzdeleri A grubunda daha fazla idi. Hastaların birden fazla inotrop ve IABP kullanım ihtiyacı, gruplar arasında farklı bulunmasa da, levosimendan grubunda daha az ve kullanım sürelerininde daha kısa olduğu gözlendi. Hastalarda aritmi, kalp hızı, EKG değişiklikleri açısından farklılık görülmedi. Hastanede ve yoğun bakımda kalış sürelerinde fark izlenmedi. 3 hasta erken postoperatif dönemde kaybedildi. Yorum: Levosimendanın kötü ventriküllü, yüksek morbidite ve mortalite riski taşıyan hastalarda özellikle operasyon sırasında ve sonrasında gelişen düşük debi sendromunun tedavisinde veya engellenmesinde etkili ve güvenilir bir tedavi seçeneği olduğunu düşünülebilir. Levosimendan hemodinamik, fonksiyonel, biyokimyasal, ekokardiyografik açılardan faydalı etkilere sahiptir. Levosimendamn erken dönemde preoperatif veya peroperatif başlanması daha iyi sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Düşük Debi Sendromu, İskemi reperfüzyon hasarı, Kalp Cerrahisi, Levosimendan 82