Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecinin retoriksel eylem perspektifinden analizi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI EKONOMİK İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OĞUZ MAYDA
Danışman: ÇINAR ÖZEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İlk olarak Aristo tarafından ?dinleyiciyi ikna sanatı için gerekli araçlar? şeklinde tanımlanan ve standartları geliştiren Retorik kavramı, bugüne kadar değişik anlam ve işlevlerde kullanılmıştır. Frank Schimmelfennig, bireylerin temelde rasyonalist düşündüğü ve hareket ettiği, toplumsal karar anlarında, içinde bulunduğu toplumun değer, kural ve normlarını stratejik amaçlı kullandığı, bununla birlikte, meşruiyet kazanmak maksadıyla söz konusu değer, kural ve normlara kendilerinin de uymaya mecbur olduğu varsayımından hareketle, bu kavramı eylem ile birleştirmiştir. Schimmelfennig, Retoriksel Eylemin AB'nin Doğu genişlemesi sürecini baştan sona açıklayabilen yegane kuram olduğunu öne sürmüştür. Bu bakış açısına göre, Merkez ve Doğu Avrupa ülkeleri kurumsal tartışmalarda sürekli olarak AB normları ile bütünleştiklerini öne sürerek ve AB içindeki genişlemeyi frenleyicilerin bencil tercihlerinin topluluk kurallarına ters düştüğünü ispat ederek, onları retoriksel tuzağa düşürmüş ve başlangıçtaki rasyonalist tercihlerini değiştirmeye ikna etmiştir. Bu tez, Retoriksel Eylemin Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin analizinde açıklayıcı bir araç olduğunu öne sürmektedir. Buna göre Türkiye, katılım sürecinde topluluk meşruiyet standartlarına dayanan argümanları stratejik olarak kullanmak yerine, çoğunlukla rasyonalist temelli bir lisan benimsemiştir. AB üyesi ülke ve kurumlarındaki frenleyiciler Yunanistan ve Kıbrıslı Rumların Kıbrıs sorununu bir çıkmaza sürüklemesine izin vermiş, Türkiye ve genişlemeyi destekleyicileri kurumsal yükümlülüklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle retoriksel tuzağa düşürmüş ve katılım sürecinin sonucunu bir belirsizliğe itmeyi başarmıştır.