Hukuki belirsizlik iddialarıyla ilgili hakimlerin konumu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA BALKAN DEMİRDAL

Danışman: GÜLRİZ UYGUR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hukuki formalizm ile hukuki realizm arasında hukukun ne olduğuna dair tartışma yürütülürken, realistler hukukun belirsizliğini öne sürerek formalistlerin ?kanun hukuktur? anlayışına karşı çıkmışlardır. Hukuki realistlerin söz konusu iddiası, eleştireller ve postmodern hukukçular gibi diğer akımlar için de çıkış noktası oluşturmuş ve temel olarak hukuki belirsizlik iddiası öne sürülmekle beraber, hukukun ne olduğu ile ilgili farklı argümanlar öne sürülmüştür. Söz konusu akımlar tarafından ortaya atılan hukuki belirsizlik iddiası, daha sonraları klasik pozitivizmin değişen yüzü olan modern pozitivizm tarafından da kabul edilmiş ve esnekleşmiş pozitivizmin öncüsü H.L.A. Hart da kolay dava ? zor dava ayrımı yaparak belirsizliğin hukuk içinde bulunduğunu belirtmiştir. Esnekleşmiş modern pozitivizmin bu görüşüne karşılık tabii hukuk geleneğinden beslenmiş liberal hukukçular ise ilke temelli hukuk teorilerini öne sürmüşlerdir. Söz konusu ilke temelli hukuk teorileri için öncü sayılan Dworkin, hukukun kanunlar dışında ilkeler (prensipler) ve politikalardan oluştuğunu belirterek; hakimin hukuk yaratmasında ve takdir hakkını kullanmasında ya da adil olmayan kanunların bulunması durumunda hukukta belirliliği sağlamada etik değer temelli ilkelerin büyük bir role sahip olduğunu belirtmiştir.İşte bu çalışmada, realistler tarafından ortaya atılan ve pozitivistler tarafından da öne sürülen hukuki belirsizlik probleminin gerçekten var olup olmadığı incelenmiş ve hukuki belirsizlik problemine karşı özellikle Dworkin'in ilke temelli hukuk teorisi olmak üzere ahlaki değer öncüllü ilkelerin önemi ve hukukta belirliliği sağlamada hakimlerin rolü üzerinde durulmuştur.