Müteahhirûn Dönemi Kelâm'ında tartışma ahlâkı (Âdâb-ı Sedâd min İlmi'l-Âdâb adlı eser örnekleminde)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SİNAN GÜNDOĞDU

Danışman: MAHMUT AY

Özet:

İslâmî ilimlerin her biri kendine has süreçler sonrası sistematik düzeye erişmiş ve müstakil birer disiplin formu kazanmıştır. Bu ilimler içerisinde temel bir konuma sahip olan Kelâm ilmi, nüvelerini Hz. Peygamber ve sahabe döneminden almış, takip eden yıllarda çeşitli meclislerde sürdürülen müzâkere ve tartışmalarla ilmi olgunluğunu yakalamıştır. Tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkan bu olgunluk, kelâmî meselelerin belli birtakım metotlar çerçevesinde değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu doğrultuda erken dönemlerden itibaren âlimler, konuya ilişkin bazı yöntem ve kurallar benimsemişlerdir. Bu kuralların başlı başına ele alınmasıyla ortaya çıkan eserler, kelâmî tartışmalarda bir rehber rolü üstlenmiştir. Kelâmî mesâilin tartışılması ve delillerin analiz edilmesinde kullanılan yöntemlerin başında cedel ve münâzara gelmektedir. Cedel ve münâzara konusunda farklı yaklaşımlar olmakla beraber bu iki yöntembilimin birbirini tamamladığı söylenebilir. Buradan hareketle çalışmamızda, müteahhir dönem İslâm düşüncesindeki tartışma ahlâkı ele alınmış; cedel ve bilhassa münâzaranın Kelâm ilmi açısından öneminin ortaya konulması hedeflenmiştir. Islamic sciences, each of them has reached to a systematic level after their unique processes and acquired a separate discipline form. The theology or Kalam, which has an essential place within these sciences, got its cores from the period of the Prophet and his companions and arrived at its scientific maturity in following years through the negotiations and debates continuing in different majlises. This maturity arisen during the historical processes necessitates to be evaluated of theological issues within the scope of some certain methodologies. Accordingly, from the early periods the scholars have adopted some methods and rules concerning the issue. Moreover, the works by dealing independently those rules function a guide in theological discussions. Jadal and munazara are the primary among the methods used for discussing the theological issues and analysing the evidences. Although there are different approaches related to jadal and munazara, it could be said that both methodologies complete each other. From this point of view, in our study it was handled the discussion ethic in the late Islamic thought and intended to present the significance of jadal and expressly munazara with respect to the theology.