Evrensel yargı yetkisinin tarihsel gelişimi ve Afrika örneği: Afrika sorunlarına Afrika çözümleri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MÜGE DALAR

Danışman: Funda Keskin Ata

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada evrensel yargı yetkisinin tarihsel gelişimi ve bu tarihsel gelişimin Afrika devletleri ile kesişim noktaları konu edilmiştir. Evrensel yargı yetkisi, kaynağını uluslararası teamülden alan, yargılamayı yapan devletle suç, kurban ya da fail arasında herhangi bir bağ gerekmeksizin uluslararası suçlar karşısında öne sürülen bir yargı yetkisidir. Esasında yargılamayı yapan devlet ile suç arasındaki görünmez bağı kuran, bu devletin uluslararası toplum adına hareket ettiği iddiasıdır. Uluslararası cezai muhakemenin araçları, tezde incelenen tarihsel izlek boyunca hep zayıf/mağlup devletleri hedef almış, tersi ise hiç mümkün olmamıştır. Gerek tekil devletlerin gerekse UCM'nin uygulamaları aynı sonucu ortaya çıkarmıştır. Evrensel yargı yetkisinin kuramsal inşasındaki boşluklar, bu durumun pekişmesine neden olmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada evrensel yargı yetkisi, uluslararası hukukta varlığı itiraz görmeyen ancak bir boş kutu gibi içeriğinin ne olduğu devletlerin niyetleriyle belirlenen bir kavram olduğu öne sürülmektedir. Afrika Birliği, yetkinin Afrikalılara karşı kötüye kullanıldığı itirazları neticesinde kıtada bölgesel bir uluslararası ceza mahkemesi kurmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada Afrika Birliği'nin uluslararası ceza hukukunda bölgesel bir sistem kurma amacının yalnızca post-kolonyal şüphecilik ile açıklanamayacağı, bu girişimin Pan-Afrikanist ruhun Soğuk Savaş sonrası dönemde aldığı yeni biçiminin kristalize olduğu "Afrika sorunlarına Afrika çözümleri" yaklaşımı bağlamında ele alınması gerektiği savlanmaktadır. Bu çözümler, Afrika devletlerinin tarihsel, siyasal ve hukuksal ihtiyaçlarına cevap verecek, palyatif olmayan çözümlerin hayata geçirilmesi, uluslararası hukuk normlarının da Afrika devletlerinin önceliklerini, değer ve normlarını, farklılıklarını içerecek şekilde reforme edilmesi amacıdır. Uluslararası ceza hukukunda bölgesel bir sistem, uluslararası ve ulusal uygulamaların yarar ve tehlikelerini dengelemenin şimdiye kadar mevcut olmayan bir yoludur. Bölgesel ve evrensel olan mutlak surette birbirine karşıt olmak zorunda değildir. Bu anlamda uluslararası ceza hukukunda bölgeselcilik, uluslararası ceza hukuku normlarının uygulanmasında evrensel çabaların muhalifi değildir. İnsan hakları alanında kurulan bölgesel sistemler, evrensel olarak kabul edilen insan haklarının içeriğinin özünü zayıflatan bir gelişme olmamış, aksine bölgesel mahkemeler eliyle hakların içerikleri güçlenmiş, kapsamları genişlemiştir. Benzer bir gelişme ve etkileşimi uluslararası ceza hukuku alanında beklemenin önünde bir engel yoktur. Bu nedenle Afrika Birliği'nin bölgesel bir sistem kurma çabasının en büyük önemi, uluslararası ceza hukukunun ve uluslararası suçların farklı yorumlarının uzlaştırılıp uzlaştırılamayacağına dair bir incelemeye imkân vermesinde yatmaktadır.