Rus dış politikası: Temelleri, belirleyicileri, uygulaması (1991-2007)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELŞEN MEMMEDLİ

Danışman: EREL TELLAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Soğuk Savaş'ın sona ermesi ve SSCB'nin dağılmasının ardından, uluslararası arenaya çıkmış olan Rusya'nın dünya politikasında yerini belirlemek, Uluslararası İlişkiler disiplini açısından önemlidir. Bu çalışma kapsamında, geçmişte bir süper güç konumundaki SSCB'nin varisi sıfatıyla Rusya'nın değişen uluslararası sistemdeki yeri ve ülkenin dış politikası önemli iç ve dış dinamikler açısından incelenerek tespit edilmeye çalışılmıştır.İki kutuplu siyasal sistemin sona ermesiyle oluşan yeni dünya düzeninde ilk başta tek kutuplu bir sistemin oluştuğu görülmekte idiyse de, hızlı gelişen olaylar sonucunda uluslararası siyasi sistemin çok kutuplu sisteme doğru gittiği anlaşılmaktadır. Uluslararası sistemin tek kutuplu olması ve tek bir devlet tarafından yönetilmesini istemeyen Rusya diğer dünya güçleri ile birlikte çok kutuplu dünya sisteminin oluşması taraftarıdır. Bu amaçla dış politikasında çok yönlü ilişkiler tercih eden Rusya, Avrupa Birliği, dünyada önemli güç konuma erişmekte olan Çin ve Hindistan ile ilişkilerini geliştirmektedir. Rusya dış politikasının stratejik hedefi uluslararası sistemdeki eski konumuna kavuşmaktır, fakat SSCB dönemindeki gibi süper güç olmasa da, oluşması hedeflenen çok kutuplu sistemdeki güç merkezlerinin birinde lider olma yolunda çaba sarf ettiği de görülmektedir. Rusya belirlediği dış politik hedeflerinin gerçekleştirilmesi doğrultusunda zengin doğal kaynaklarını, jeopolitik konumunu ve mevcut nükleer gücünü araç olarak kullanmaktadır.Rusya, 21. yüzyılın fırsatlar bölgesi olarak değerlendirilen Avrasya'da etkin güç olmaya çaba harcamaktadır. Rusya Avrasya'da büyük güç olma çabasını, küresel güce tekrar ulaşmada atlama taşı olarak görmektedir. Bu nedenle, 1994'ten başlayarak daha da etkin olmaya başlayan Rus dış politikası, Rusya'yı yeniden hesaba katılması gereken bir güç haline getirmiştir. Rusya'nın uluslararası sistemdeki dönüşüm süreci kapsamında oynadığı ve oynayabileceği roller değişse de, oluşacak dünya düzenindeki etkisinin sürekliliğini koruyacağı düşünülmektedir. Soğuk Savaş sonrası Rusya dış politikasının aktif olarak ulusal çıkarların savunulmasına ve etkinlik alanlarının genişletilmesine kadar uzun bir gelişme süreci geçtiğini görülmektedir. Bu bağlamda, Rusya'nın uluslararası sistemde güç merkezi olma potansiyelinin mevcut olduğunu söyleyebiliriz.