Mitokondriyal kalıtım olduğu düşünülen, tanı konulamamış ve nadir gözlenen nöroloji, psikiyatri, metabolizma hastalarında mitokondriyal DNA (mtDNA) genlerinin taranması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Biyoteknoloji Enstitüsü, Biyoteknoloji Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMİNE BEGÜM GENÇER ÖNCÜL

Danışman: MUSTAFA TÜRKER DUMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Mitokondriyal hastalıklar (MH)'ler, klinik bulguları çok farklılık gösterdiği için hastalara tanı koymak oldukça zordur. Çalışmada, Nöroloji, Psikiyatri ve Metabolizma hastalıkları kliniklerinde MH olduğu düşünülen fakat spesifik bir teşhis koyulamayan hastalarda, Yeni Nesil Dizileme (YND) tekniği ile mitokondri genomu taranarak, MH düşünülen vakalardaki mtDNA etkisinin gerçek oranının belirlenmesi, MH'ye özgü Türkiye'de sık görülen mutasyonların ve mtDNA genlerinin spesifik bir hastalıkla ilişkili olup olmadığının gösterilmesi amaçlanmıştır. MH olduğu düşünülen yirmibeş olgu ve aile bireylerden alınan kan örnekleriyle izole edilen DNA'lar YND (Illumina Miseq) yöntemiyle taranarak, saptanan değişiklikler için olgu ve aile bireylerinde Sanger Dizileme ile doğrulama yapılarak, biyoinformatik veri tabanlarında patojenitesi, fenotip/genotip ilişkisi belirlenmiştir. Mitokondriyal genomu taranan 25 hastada toplam 15 farklı varyant saptanmıştır. Hastalardan 14'ü mtDNA değişiklikleri açısından normal bulunmuş, CentoGene veritabanına göre, saptanan varyantlardan ikisi Class 1, dördü Class 2 ve dokuz varyant ise Class 3 olarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda MH ile ilgili olduğu düşünülen 4'ü ilk kez, 2'si daha önce başka hastalıklarla bildirilmiş ve bu çalışmada ilk kez Leigh ile raporlanan toplam 6 varyant tanımlanmıştır. Sonuçlar, Leigh şüphesiyle çalışmaya alınan 7 hastanın 5'inde (yaklaşık %70) hastalığın mtDNA mutasyonlarından kaynaklı olabileceğini göstermektedir. Özellikle Leigh ön tanılı hastalarda mtDNA-Kompleks I, III ve V genlerinin taranmasının öncelikli klinik testler arasında olması gerektiği düşünülmektedir.