Farklı Adeziv Sistemlerin Süt Dişi Kompozit Restorasyonlarının İnternal Adaptasyonuna Olan Etkilerinin Değerlendirilmesi


Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF ASLI DEMİR

Danışman: Akif Demirel

Özet:

Süt dişlerinde kompozit restorasyonların uzun dönem klinik başarısı; kullanılan adeziv sistemin özellikleri, uygulama protokolü ve restorasyon ile diş dokusu arasında sağlanan internal adaptasyonun kalitesi ile yakından ilişkilidir. Universal adeziv sistemler, farklı uygulama modlarında kullanılabilmeleri sayesinde çocuk diş hekimliğinde önemli klinik avantajlar sunmaktadır. Bununla birlikte, süt dişlerinde farklı universal adeziv sistemlerin ve uygulama modlarının internal adaptasyon üzerine etkisini değerlendiren çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı, iki farklı universal adeziv sistemin self-etch ve selektif mine asitleme uygulama modlarında süt ikinci molar dişlerde oluşturulan kompozit restorasyonların internal adaptasyonuna etkisini Mikro-Bilgisayarlı Tomografi (Mikro-BT) yöntemi ile değerlendirmektir. Bu in-vitro çalışmaya toplam 76 çekilmiş süt ikinci molar dişi dahil edildi. Standartlaştırılmış Sınıf V kaviteler hazırlandıktan sonra örnekler rastgele dört gruba ayrıldı (n=19): Grup 1: G2-BOND Universal (self-etch), Grup 2: G2-BOND Universal (selektif mine asitleme), Grup 3: G-Premio Bond (self-etch) ve Grup 4: G-Premio Bond (selektif mine asitleme). Tüm restorasyonlar aynı rezin kompozit materyal kullanılarak tamamlandı ve örnekler 5.000 termal siklus ile yaşlandırıldı. Restorasyonların internal adaptasyonu Mikro-BT cihazı kullanılarak değerlendirildi ve restorasyon–diş arayüzündeki boşluk yüzdesi hesaplandı. Verilerin istatistiksel analizinde normal dağılım Shapiro–Wilk testi ile değerlendirildi. Gruplar arasındaki karşılaştırmalar Kruskal–Wallis testi ile gerçekleştirildi ve anlamlı farklılık saptanan durumlarda Dunn–Bonferroni post-hoc testi uygulandı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Gruplar arasında internal adaptasyon boşluk yüzdesi açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (χ²=10,329; p=0,016). En düşük boşluk yüzdesi G2-BOND Universal'ın self-etch modunda uygulandığı Grup 1'de, en yüksek değer ise aynı adezivin selektif mine asitleme modunda uygulandığı Grup 2'de elde edildi. İkili karşılaştırmalarda yalnızca Grup 1 ile Grup 2 arasında anlamlı farklılık belirlendi (Bonferroni düzeltilmiş p=0,013). G-Premio Bond kullanılan self-etch ve selektif mine asitleme grupları arasında ise internal adaptasyon açısından anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Bu çalışmanın sınırları içerisinde, universal adeziv sistemlerin internal adaptasyon performansının yalnızca uygulama modundan değil, adeziv sistemin yapısal özelliklerinden de etkilendiği sonucuna varılmıştır. G2-BOND Universal adeziv sisteminde self-etch uygulama modu selektif mine asitleme uygulamasına göre daha düşük internal adaptasyon boşluk yüzdesi göstermiştir. Buna karşın G-Premio Bond sisteminde uygulama modları arasında anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Elde edilen bulgular, süt dişlerinde kullanılacak universal adeziv sistemlerin seçiminde uygulama protokolünün ve materyalin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu sonuçların daha uzun dönem yaşlandırma protokollerini ve klinik çalışmaları içeren araştırmalarla desteklenmesi gerekmektedir.