Afetlerde Psikososyal Destek Hizmetlerinin Afetzedelerin Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Dayanıklılık Düzeylerine Etkisinin Değerlendirilmesi: Sinop Ayancık Örneği


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Melike PAK

Danışman: Emine Özmete

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Dünya genelinde ve ülkemizde afetlerin sayısı, sıklığı ve insan yaşamı üzerindeki etkileri artmaktadır. Afetler insan yaşamını sekteye uğratan ve işlevselliği bozan olaylar olarak bireyler, aileler ve topluluklar üzerinde kısa ve uzun vadede yayılan etkiler göstermektedir. Bu etkilerin başında psikososyal işlevsellik gelmekte ve bu doğrultuda son yıllarda psikososyal destek hizmetlerinin geliştirilmesi için afetlere yönelik politikaların ve akademik çalışmaların yoğunlaştığı görülmektedir. Psikososyal alanda kırılganlık kavramından dayanıklılık kavramına doğru bir paradigma değişiminin yaşandığı gözlenmekte ve dayanıklılık kavramı çeşitli çalışmalarda farklı düzeylerde ele alınmaktadır. Bu tez çalışmasında afetlerde psikososyal alanda ön saflarda görev alan sosyal hizmet disiplinin genelci, bütüncül ve güçlendirme odaklı yaklaşımları temel alınarak birey, aile ve toplum düzeylerinde dayanıklılık kavramları afetlerde psikososyal işlevselliğin en belirgin göstergesi olan travmatik stresle birlikte ele alınmıştır. Bu çalışmada ikinci bir boyut olarak afet sonrası sunulan hizmetler afetzedeler ve personel tarafından ikili bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Bu bağlamda bu araştırma Sinop- Ayancık sel afetine maruz kalan yetişkin bireylerin travmatik stres ve dayanıklılık düzeylerinin, travmatik stresle ilişkili faktörlerin ve psikososyal işlevsellikleri ve dayanıklılıklarına ilişkin değerlendirmelerin belirlenmesi ve sel afeti sonrası sunulan hizmetlere yönelik afetzedelerin ve personelin değerlendirmelerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada karma araştırma yöntemleri arasında yer alan, yakınsayan paralel yaklaşım kullanılmıştır. Bu yaklaşımda nicel ve nitel veriler eş zamanlı olarak toplanarak paralel bağlamlar incelemektedir. Araştırma yöntemiyle tutarlı olarak paralel karma örneklem yöntemi kullanılmıştır. Bu doğrultuda nicel araştırmada örneklemin evreni temsil gücünü arttırmak için küme örneklem ve nitel araştırmada çalışmanın amaçları doğrultusunda katkı sağlayabilecek ve gönüllü olan katılımcılara ulaşmak için amaçlı örneklem kullanılmıştır. Tez çalışmasının nicel araştırma örneklemi n= 240 afetzede, nitel araştırma çalışma grupları ise n= 24 afetzede ve n= 13 personel olarak belirlenmiştir. Araştırmanın verileri Ayancık sel afetinden yaklaşık bir yıl sonra 05.09.2022-16.09.2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Afetzedelerle görüşmeler Ayancık Aile Sağlığı Merkezi'nde ve personel görüşmeleri Sinop İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nde (AFAD) yapılmıştır. Veri toplama yöntemleri olarak nicel araştırmada anket yöntemi ve nitel araştırmada yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yöntemi uygulanmıştır. Veri toplama araçları olarak nicel araştırmada; Nicel Görüşme Formu, Olayların Etkisi Ölçeği, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği, Ailede Koruyucu Etkenler Ölçeği, Kolektif Dayanıklılık Ölçeği kullanılmıştır. Nitel araştırmada ise araştırmacı tarafından hazırlanan açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış afetzedeler ve personel nitel görüşme formları uygulanmıştır. Bu tez çalışmasından elde edilen bulgulara göre Ayancık sel afetine maruz kalan yetişkin bireylerin %30,3"ü selden yaklaşık bir yıl sonra düşük düzeyde travmatik stres sergilemektedir. Travmatik stres semptomları arasında yeniden yaşama semptomları en yüksek puanları gösterirken, aşırı uyarılma semptomları daha yaygın olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada afet öncesinde kırsal bölgede yaşayan, fiziksel hastalığı olan; afet sırasında yoğun hasar alan bölgede yaşayan, bir yakını vefat eden, yaşadığı ev büyük ve/veya küçük oranda zarar gören, yüksek düzeyde korku deneyimleyen ve acil müdahale hizmetlerine erişimde sorun yaşayan; afet sonrası bir sosyal yardım kullanan, barınakta kalan, karşılanan, hijyen ve temizlik ihtiyaçları karşılanmayan, iletişim sorunu yaşayan, güvenlik sorunu yaşayan ve resmi destek algısı olumsuz olan kişilerin travmatik stres açısından daha yüksek risk altında oldukları belirlenmiştir. Afetzedelerin bireysel dayanıklılıkları ile aile dayanıklılıkları arasında anlamlı korelasyon ilişkileri değerlendirilmiştir. Bu çalışmada regresyon analizleri sonucunda bireysel dayanıklılığın ve aile dayanıklılığı ve alt boyutlarının düşük düzeyde travmatik stresin yordayıcıları olduğu belirlenmiştir. Öte yandan toplam toplumsal dayanıklılık puanının travmatik stres üzerinde bir etkisi bulunmazken, toplumsal bağlılık/bakım, afet yönetimi ve bilgi iletişim alt boyutlarının düşük düzeyde travmatik stresin yordayıcıları olduğu değerlendirilmiştir. Araştırmanın nitel bulguları afetzedelerin kriz durumunda psikolojik deneyimlerini, somut ve soyut kayıplarını, toplumsal çözülmeleri, uzun süreli travma deneyimlerini ve çeşitli düzeylerde dayanıklılık ve güçlerine ilişkin deneyimlerini göstermiştir. Afet sonrası hizmetlere yönelik değerlendirmelerde afetzedeler ve personel farklı temalar altında afet öncesi hazırlık ve risk azaltma çalışmalarının yetersizliğini vurgulamışlardır. Adil ve ihtiyaç odaklı olmayan sosyal yardımlar, israf, erişebilirlik gibi ortak sorunlar değerlendirilmiştir. Öte yandan afetzedeler yeniden inşa çalışmalarının yavaşlığını ve fikirlerinin alınmamasını eleştirirken, personel halkın yardım arama tutum ve davranışları ile ilgili sorunları ve çeşitlenen ihtiyaçlarını ifade etmişlerdir. Bu çalışmadan elde edilen bulgular temel alınarak afet sonrası müdahaleler ve psikososyal destek çalışmaları şekillendirilebilir, mevcut hizmetler iyileştirilebilir ve afetzedelerin travmatik stres geliştirmesi önlenebilir. Afetten etkilenen bireyler, aileler ve toplulukların güçlü yönleri ve onları dayanıklı kılan unsurlar, riskli durumlar ve gruplar temel alınarak afet öncesi, sırası ve sonrasında mikro, mezzo ve makro düzey sosyal hizmet uygulamaları gerçekleştirilebilir.