Türkiye süt sanayi işletmelerinin ekonomik analizi ve sektöre ilişkin sorunların tespiti
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, HAYVAN SAĞLIĞI EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET CUMHUR AKIN
Danışman: YAVUZ CEVGER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yapılan bu araştırmada Türkiye'de, süt sanayi işletmelerinin üretim, maliyet ve pazarlamaya ilişkin mevcut durum ve sorunlarının belirlenmesi, üretim-sanayi entegrasyonu kapsamında hammadde tedariki, kalite-fiyat ilişkisi, kapasite kullanımı, ürün işleme ve nakliye masrafları gibi hususların araştırılması, sanayide yatırım ve işletme dönemine ilişkin sektörel sorunların ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırmanın materyalini, çalışma kapsamında belirlenen 5 farklı bölgede faaliyet gösteren süt fabrikalarından anket çalışmasına katılmayı kabul eden 15 süt fabrikasının 2013 ve 2014 yılları için sağlamış olduğu veriler oluşturmaktadır. Bu bölgeler sırasıyla I. Bölge: Konya-Karaman-Aksaray, II. Bölge: Ankara-Yozgat-Kırşehir, III. Bölge: Adana-Mersin-Hatay-Gaziantep, IV. Bölge: Burdur-Antalya-Denizli-İzmir, V. Bölge: Tekirdağ-Bursa-Balıkesir-İstanbul olarak belirlenmiştir. İşletmelerin süt ürünleri üretim maliyetlerinin hesaplanmasında 1 kg'lık ambalajlı beyaz peynir, kaşar peynir, yoğurt ve ayran için ayrı ayrı maliyeti oluşturan masraf unsurları belirlenerek ekonomik analiz tabloları oluşturulmuştur. İşletmelerin kârlılık ve verimliliklerinin belirlenmesi amacıyla teknik ve ekonomik rasyolar ile birlikte kârlılık analizleri için çalışmaya dâhil edilen tüm ürünlerin regresyon modelleri oluşturulmuştur. İşletmelerin 2013 ve 2014 yılları ortalama kapasite kullanım oranının %68,80 olduğu, minimum kapasite kullanım oranının %32,9 iken, maksimum değerin %98,01 olduğu belirlenmiştir. İşletmelerde incelenen 4 ürünün aynı dönem için birim maliyetlerini oluşturan en büyük masraf unsurunun hammadde olduğu görülmüştür. Regresyon analizleri sonucunda birim ürün miktarı başına elde edilen kârda masraf unsurlarının diğer değişkenler sabitken %1'lik artışının neden olduğu azalış değerleri sırasıyla; 1 kg'lık beyaz peynirde giren hammadde (X5) miktarı için %0,686; çiğ süt fiyatı (X4) için %0,979; enerji (X2) için %0,153; nakliye masrafı (X3) için %0,079 ve personel masrafları (X1) için %0,163; 1 kg'lık kaşar peynirde çiğ süt fiyatı (X6) için %0,924; giren hammadde (X5) miktarı için %0,632; personel masrafları (X2) için %0,199; enerji (X3) için %0,167 ve nakliye masrafı (X4) için %0,114; 1 kg'lık yoğurtta çiğ süt fiyatı (X4) için %0,589; giren hammadde (X5) miktarı için %0,349; ambalaj malzemesi (X7) için %0,115; enerji (X2) için %0,087; nakliye masrafı (X3) için %0,025 ve personel masrafları (X1) için %0,083; 1 kg'lık ayranda giren hammadde miktarı (X4) için %0,420; çiğ süt fiyatı (X5) için %0,322; ambalaj malzemesi (X7) için %0,208; enerji (X3) için %0,048; nakliye masrafı (X2) için %0,029 ve personel masrafları (X1) için %0,039'luk bir azalış gerçekleşmektedir. Türkiye'de süt sanayinin genel yapısı incelendiğinde sektörün birçok sorunu olduğu göze çarpmaktadır. Bu sorunların başında süt sanayinin hammadde ihtiyacının tamamına yakınını karşılayan süt sığırcılığı işletmelerine ilişkin yaşanan sıkıntılar gelmektedir. Bunlardan kalite ve hijyen kaynaklı sıkıntılara örnek olarak, somatik hücre ve toplam bakteri sayısının yüksek çıkması, antibiyotikli çiğ sütlerin varlığı, kaliteli çiğ sütün sanayiye yeterli düzeyde aktarılmaması gösterilebilir. Süt sığırcılığına ilişkin yaşanan diğer olumsuzluklar incelendiğinde ise süt sığırcılığı işletmelerinin çoğunluğunun küçük ölçekli ve dağınık yapıda olmasına bağlı olarak çiğ süt toplama maliyetlerinin yükseldiği görülmektedir. Ayrıca çiğ süt toplama merkezlerinin Türkiye genelinde sanayicinin etkin şekilde kullanabileceği bir dağılım göstermemesi soğutulmuş çiğ süt tedarikinde sıkıntılara yol açmaktadır. Türkiye'de bu sektörde yaşanan bir diğer olumsuzluk ise sokak sütünün gerek kayıt dışılığa neden olması, gerekse insan sağlığı açısından risk oluşturmasıdır. Süt sığırcılığında yaşanan aksaklıkların düzeltilmesi başta süt sanayi olmak üzere süt sektörünün geneline olumlu yansıyacaktır. Süt sanayinin birincil üretime bağlı yaşadığı sorunların dışında kendi içinde karşılaştığı çeşitli aksaklıklar bulunmaktadır. Bunlardan bazıları, piyasada kaliteli üretim yapan işletmelerin yanı sıra kalitesiz üretim, taklit ve tağşiş yapan firmaların olması sonucu haksız rekabetin ortaya çıkması, çiğ sütte fiyat istikrarının sağlanamaması, firmaların üretim ve pazarlamada finansal sıkıntılar yaşaması ve alacakların geç tahsil edilmesi bu kapsamda sayılabilecek olumsuzluklardandır. Süt sektöründe kalite-fiyat ilişkisinin gerek birincil üretim aşamasında, gerekse sanayinin nihai ürünlerinde GTHB tarafından alınacak kararlar ile tam olarak ortaya konması, paydaşlar için olumlu olmakla birlikte tüketicinin de faydasına olacaktır. Türkiye süt sektörünün AB üyeliğine hazırlık ve dış ticarette daha etkin bir yapıya kavuşması noktasında, Birliğin politikalarının ve piyasa yapısının iyi analiz edilerek sektörün yeni bir yapılanmaya gitmesi gerekmektedir. Türkiye'den süt ve süt ürünlerinde AB'ne ihracat izni alan firma sayısının artırılması ve bu piyasada kabul görecek ürün ve ürün çeşitliliğinin sağlanması sektörün gelişimi açısından önemlidir. AB'de süt ve süt ürünlerinde toplam talebin doygunluğa ulaştığı ve durağan bir yapı sergilediği görülmekle birlikte, farklı ve kaliteli ürünler ile bölgesel, yani coğrafi işaretli ürünlerin taleplerinde artışlar yaşanmaktadır. Bu noktada Türkiye'de süt ve süt ürünleri imalatı yapan küçük ve orta ölçekli işletmelerin AB'nin kalite ve hijyen kriterlerini sağladıktan sonra bölgesel ürünleri ön plana çıkarmaları ve bunları dış piyasaya sunmaları, üretimde sürdürülebilir bir yapının sağlanmasında ve AB piyasasına Türkiye kaynaklı süt ve süt ürünlerinin girebilmesi noktasında önem arz etmektedir.