Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı olan erişkin hastalarda transkranial doğru akım uyarımının duygularla ilişkili risk alma davranışı ve gecikme indirimi üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEHRA UÇAR HASANLI
Danışman: Erguvan Tuğba Özel Kızıl
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) genellikle çocukluk döneminde başlayan; dikkat düzenleme güçlükleri, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileriyle karakterize ve kişinin akademik ve sosyal işlevselliğini bozan nörogelişimsel bir bozukluktur. DEHB tanılı bireylerin erişkin dönemde de şikayetlerinin devam ettiği ve bu bireylerde riskli karar verme davranışının artmış olduğu izlenmektedir. Amacımız, bu hasta grubunda Transkraniyal Doğru Akım Uyarımı(tDAU)'nın dürtüsellik, risk alma davranışları ve gecikme indirimine olan etkilerini saptamaktır. Ayrıca erişkin DEHB hastalarında ödül büyüklüğünün, olumlu ve olumsuz duyguların da risk alma davranışları ve gecikme indirimi üzerine etkileri ile tDAU sonrası bu etkilerin nasıl değiştiğinin araştırılması da amaçlanmaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya DSM-5 tanı ölçütlerine göre DEHB tanısı konmuş, 18-45 yaş arasında olan 30 gönüllü hasta dahil edilmiştir. Hastaların DEHB belirtilerini değerlendirmek için Yetişkinlerde DEHB İçin Tanısal Görüşme – 5 (DIVA-5), Erişkin DEHB Öz Bildirim Ölçeği(ASRS), Aşırı Odaklanma Ölçeği(AOÖ), Wender Utah Derecelendirme Ölçeği(WUDÖ); duygu düzenleme ile ilgili belirtileri değerlendirmek için Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği-Kısa Form(DDGÖ-16) yürütücü işlevleri değerlendirmek için İz Sürme Testi A ve B uygulanmıştır. Tüm katılımcılara sol DLPFK anot/sağ VMPFK katot, sol DLPFK katot/sağ VMPFK anot ve sham tDAU'ların üçü de randomize sırayla ve en az bir hafta arayla uygulanmıştır. Her oturumda katılımcılara 5'er adet nötr, pozitif ve negatif duygu oluşturmak amacıyla ses eklenmiş fotoğraflar gösterilmiş ve bu sırada Galvanik Deri Tepkisi(GDT) ölçümü yapılmıştır. Her duygu uyarımının ardından E-Prime 3.0 programında hazırlanan Gecikme İndirimi Görevi(GİG) ve Modifiye Balon Analog Risk Testi(M-BART) uygulanmıştır. GİG sırasında katılımcılara küçük, orta ve büyük ödül miktarları içeren sorular yöneltilmiştir. Her oturumu takiben katılımcılara tDAU ile ilişkili yan etkileri kontrol etmek amacıyla bir anket uygulanmıştır. BULGULAR: Katılımcıların GDT ortalamaları negatif uyarımda pozitif uyarımdan, pozitif uyarımda nötr uyarımdan anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır. Katılımcıların sesli fotoğraflara ilişkin emosyonel yük ve uyarılma düzeyi hakkındaki öznel değerlendirmeleri de GDT bulguları ile uyumludur. GİG'de nötr koşuldaki AUC'nin, negatif koşuldan anlamlı düzeyde düşük olduğu bulunmuştur. Ayrıca AUC100 ve AUC1000'in AUC10000'den anlamlı olarak düşük olduğu, ancak AUC100 ile AUC1000 arasında anlamlı fark bulunmadığı saptanmıştır. tDAU'nun sol DLPFK katot/sağ VMPFK anot ve sham koşulunda AUC100'ün ve AUC1000'in, AUC10000'den daha düşük olduğu saptanmıştır. Sol DLPFK anot/sağ VMPFK katot koşulunda ise AUC1000, AUC10000'den anlamlı düzeyde düşüktür. Sol DLPFK anot/sağ VMPFK katot koşulu altındaki AUC100, sol DLPFK katot/sağ VMPFK anot koşulu altındaki AUC100 değerine göre yüksek olmakla birlikte bu sonuç istatistiksel olarak anlamlılık sınırında kalmıştır. M-BART deneyinde BART-C puanı, sol DLPFK anot/sağ VMPFK katot uyarım ile sol DLPFK katot/sağ VMPFK anot uyarımlarında, sham uyarıma göre daha yüksek saptanmıştır. SONUÇ: Bu çalışmada DEHB'li bireylerde tDAU'nun bazı karar verme ve risk alma değişkenleri üzerinde anlamlı etkisi bulunmakla beraber tutarlı şekilde etkili olmadığı saptanmıştır. Önceki çalışmalarla paralel şekilde erişkin DEHB örnekleminde ödül büyüklüğünün riskli karar vermeyi azalttığı görülmüştür. Bununla beraber negatif emosyonel uyarımın daha korumacı kararlara yol açtığı saptanmıştır. İleride yapılacak çalışmalarda DEHB olgularında tekrarlayan tDAU'nun risk alma davranışı üzerindeki etkisinin incelenmesi ve tDAU ilişkili beyin bölgeleri üzerindeki etkisinin bir nörogörüntüleme yöntemi ile kontrol edilmesi önerilir.