Lord Stratford Canning Döneminde Osmanlı Devleti ve İngiltere arasındaki ilişkiler
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2011
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA YANIKOĞLU
Danışman: BEKİR KOÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Stratford Canning, Sultan Abdülmecit döneminde Batılılaşma yolunda devletçe alınan kararlarda etkisi bakımından araştırılmaya değer bir şahsiyettir. Osmanlı uyrukluların arasında Ortodoksları Ruslar'ın, Katolikler'i Fransızlar'ın himaye etmesine mukabil, İngiliz Büyükelçisi Protestan ruhuyla, dönemin İslam Devletlerinin en önemlisi ve hilafetin temsilcisi Osmanlı Devleti'ni Hıristiyanlar'a karşı eşit muamele etmeye sevk etmede önemli rol oynamıştır.stratford Canning ya da Stratford de Redcliffe 1. Viskontu Stratford Canning uzun bir süre İstanbul'da Birleşik Krallık'ın Osmanlı Devleti nezdinde büyükelçiliğini yapmış ve Osmanlı siyasetinde büyük bir rol oynamış bir devlet adamıydı.Stratford Canning 4 Kasım 1786 yılında Londra'da doğdu. Babası kendisiyle aynı adı taşıyan İrlandalı bir tüccardı. Eton College'e ve Cambridge Üniversitesi'ne bağlı Kings College'e gitti. 1807 yılında Dışişleri Bakanlığının hizmetine girdi. Aynı yıl içinde görevle Danimarka'ya gitti. 1808 yılında ilk defa bir görevle İstanbul'a gitti. 1812 yılında Bükreş'e giderek 1806?1812 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda Osmanlı Devleti ile Rusya İmparatorluğu arasında imzalanan Bükreş Antlaşması'nın müzakerelerine katıldı. 1814 yılında İsviçre'ye giderek İsviçre'nin anayasa ve tarafsızlık politikası tartışmalarında önemli bir rol oynadı. Aynı yıl içinde Britanya'nın Viyana Kongresi'ndeki temsilcisi Lord Castlereagh'a refakat ederek Viyana Kongresi'ne katıldı. 1820 yılında ABD'de 1823 yılında da Rusya'da görev yaptı.1825 yılında büyükelçi olarak İstanbul'a gönderildi ama 1827 yılında Britanya filosunun Rusya ile bir olup Osmanlı filosunu yok ettiği Navarin Deniz Savaşı'nın haberi üzerine İstanbul'dan aceleyle ülkesine geri kaçtı. Kendisi gibi kaçan diğer elçilerde Poros Konferansı'nda bir araya gelen Stratford Canning Yunan Devleti'nin kurulmasına önayak oldu.1831 yılında tekrar İstanbul'a elçi olarak gönderildi, ancak Otto'nun Yunan Kralı seçilmesi ve Palmerston'dan gerekli desteği görememesi üzerine 1 yıl sonra geri geldi. Rusya'da görevlendirilmesine rağmen Çar I. Nikola ile takışması buradaki görevini de sonlandırdı. Kendi ülkesinde bir süre Avam Kamarasında görev yaptı.Stratford Canning'in İstanbul'da en uzun süreli ve Osmanlı dış siyasetinde en büyük rolü oynadığı büyükelçilik dönemi 1842-1857 yılları arasında olmuştur. Tanzimat Dönemine rastlayan bu yıllarda Birleşik Krallık Osmanlı Devleti üzerinde büyük bir güç sahibi olmuş, Stratford Canning de Birleşik Krallık'ın büyükelçisi olarak İstanbul'daki en güçlü yabancı devlet adamı durumuna gelmişti. Mustafa Reşit Paşa ile yakın bir arkadaşlık kurmuş olan Canning Osmanlı Devleti'nin içişlerine de karışmaya başlamıştı. Bu arada Kutsal Yerler Sorunu ve Kırım Savaşı meseleleri ile uğraşmıştır. 1857 yılında İstanbul' dan ayrılmış ve emekli olmuştur.