Simav civarındaki granitoidlerin jeolojisi ve petrolojisi (Batı Anadolu, Türkiye)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUNÇ YÜCEL

Danışman: YUSUF KAĞAN KADIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada Simav (Kütahya) civarında yüzlek veren Erken Miyosen Alaçam, Koyunoba ve Eğrigöz Plütonlarına ait farklı doku ve mineralojik bileşimdeki derinlik kayaları incelenmiştir. Bunlardan Alaçam Plütonu içerisinde gözlenen anklavların petrografik, jekimyasal bileşimleri ve çeşitleri değerlendirilmiştir. Senozoik döneminde Anadolu'nun KB'sında, okyanusal yitim zonlarına bağlı olarak magmatik kütle yerleşimleri gerçekleşmiştir. Yaş ilişkilerine göre değerlendirildiklerinde bu Plütonların kuzeyden güneye doğru gençleştikleri görülmektedir. Eosen'den Erken Miyosene kadar devam eden bu magmatik faaliyet, I-Tipi, kalkalkalen karakterli kabuk kökenli manto etkileşimli ürünlerden oluşmaktadır. Batı Anadolu'yu etkileyen genleşme rejimi ile beraber granitik kütleler yüzlek verir hale gelmişlerdir. Çalışma alanında incelenen plütonik kütleler genel olarak granitoid bileşimindeki kayaları temsil etmektedir. Yapılan saha çalışması sonucunda, kütlelerden alınan örneklerin ince kesitleri hazırlanarak petrografik gözlemler yapılmıştır. Plütonik kütleler içerisinde gözlenen farklı kaya grupları; granit, granitporfir, milonitik granit, metagranit, altere granit, diyorit olarak isimlendirilmiştir. Alaçam Plütonu'ndan alınan farklı dokularda, magma karışımını temsil eden, anklav örnekleri de petrografik olarak mineral bileşimleri ve dokularına göre ayırtlanarak isimlendirilmiştir. Üç plütonik kütleden alınan örneklerin jeokimyasal bileşimleri (ana oksit, iz element ve NTE) diyagramlar aracılığı ile değerlendirilmiştir. Birbirleri ile uyumlu kimyasal bileşimlere sahip kalkalkalen karakterli kütlelerin, kabuk kökenli, manto etkileşimli kimyaları ile magma karışımı süreçlerinden geçtikleri ve hibrid (melez) bir magmatizma ürünü oldukları sonucuna varılmıştır.