Geçici koruma statüsündeki Suriyeli kadın hastaların psiko-sosyal destek durumlarının ve sosyal hizmet ihtiyaçlarının belirlenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, SOSYAL HİZMET ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SATI GÜL KAPISIZ

Danışman: ELİF GÖKÇEARSLAN ÇİFCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma, zorunlu göç nedeni ile Suriye'den Türkiye'ye göç etmiş, Ankara'da yaşayan, SBÜ ZTB Kadın Sağlığı EAH'den hizmet alan kadın hastaların psiko-sosyal destek durumları ve sosyal hizmet ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemi kullanılarak, zorunlu göç sürecini yaşamış gönüllü 20 kadın ile Arapça bilen tercüman eşliğinde 2017 yılı Mayıs-Haziran aylarında derinlemesine görüşmeler yapılmıştır.18-44 yaş aralığındaki görüşmecilerin yaş ortalamalarının 27.35 olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, kadınların büyük çoğunluğunun Halep şehrinden, resmi olmayan yollarla geldiği, gebe olan, emzirme döneminde olan ve küçük çocuğu olan kadınların diğerlerine göre bu süreçte daha çok zorlandığı görülmüştür. Kadınların çoğunluğu aileleriyle göç etmiştir, göç süreci ve sonrasında akrabalarından destek almıştır. Türkçe bilmeyen, çalışmayan, eve bağımlı kadınların akrabalarıyla iç içe yaşamaları Türkçe öğrenmelerinin ve yaşadıkları bölgeyi tanımalarının önünde engel oluşturmaktadır.Suriyeli kadınların sosyal inceleme amacıyla meslek elemanlarının evlerine girmesini yadırgadıkları anlaşılmıştır.Kadınların tamamının Türkiye'ye ilk geldiklerinde uyum sağlamakta zorlandıkları, yabancı hissettikleri, belirsizlik nedeniyle kaygı duydukları, göç sonrasında huzur ve iman buldukları, güvenli olması ve temel ihtiyaçlarını karşılama noktasında her şeyin bol olması, Türklerin çok cana yakın, yardımsever, paylaşımcı olmaları nedeniyle Türkiye'de sürekli kalmak istedikleri, ülkelerinde barış ve huzur ortamının yakında sağlanamayacağını düşündükleri öğrenilmiştir. Buradan, Türkiye'deki Suriyelilerin çoğunluğunun sürekli olarak Türkiye'de yaşayacağı sonucunu çıkarmak mümkündür. Kadınlar, dil bariyeri ve tercüman yetersizliği nedeniyle sağlık alanında sorunlar yaşamakta, hastanelerdeki tüm süreçlerde (muayene, tetkik, yatış, doğum) tercümana ihtiyaç duymaktadır. Kadınların sık doğum yaptıkları, çocuklarının yaş aralıklarının oldukça kısa olduğu, aile planlaması konusunda hem yeterince bilgi sahibi olmadıkları hem de dini ve kültürel sebeplerle bu konuya çok sıcak bakmadıkları gözlenmiştir. Kadınların doğum öncesi dönemde yeterli ve dengeli beslenemedikleri, protein içerikli gıdalardan ziyade yardım kutularından çıkan karbonhidrat ağırlıklı gıdalarla beslendikleri anlaşılmıştır. Eğitime devam etme konusunda Suriyeli kadınların bir kısmı okuryazar olmak benim için yeterli derken, bir kısmı hem dini ve kültürel sebeplerle hem de çocuklarına bakmak zorunda oldukları için okuyamayacaklarını ve çalışamayacaklarını belirtmiştir. Suriyeli çocukların eğitim hakkından faydalanamadığı, okula giden çocukların da akran zorbalığına maruz kaldığı, ayrıca kadınların Türk okuluna gitmesi halinde çocuklarının anadilini unutacakları endişesi taşıdıkları anlaşılmıştır. Kadınlar istihdam konusunda eşlerinin düşük ücretli, sigortasız ve uzun saatler çalıştırılmasından şikâyetçidir. Kadınların en çok maddi desteğe ihtiyaç duydukları, önyargıdan ve dilenci gibi algılanmaktan da son derece rahatsız oldukları görülmüştür. Sonuç olarak zorunlu göç etmiş kadınların göç kararından başlayarak, göç süreci ve göç sonrası tüm süreçlerde sosyal hizmet uygulamalarına ihtiyaç duydukları düşünülmektedir.