Ortadoğu'daki görünümü ile diplomasi ve konsolosluk ilişkilerinde ayrıcalıklar


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZHİLA MOHAMADKHANİ

Danışman: ÜLKÜ HALATÇI ULUSOY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kuşkusuz uluslararası ilişkilerin en belirgin ve yasal örneklerinden biri diplomatik ve konsolosluk ilişkileridir. Tarih boyunca diplomatik ilişkiler örf ve adet hukukuna dayanarak gelişmiş fakat ikinci dünya savaşı sonrası BM teşkilatının yapılanmasıyla birlikte, uluslararası örf ve adet hukukunda var olan devletlerarası ilişkilerin en eski ve temel normlarını kodifiye etmek üzere 1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Hakkında Sözleşmesi ve 1963 Viyana Konsolosluk İlişkiler Hakkında Sözleşmesi'nin yapılmasının altı çizilmiştir. Çağdaş uluslararası hukukta diplomatik temsilcilikler, konsolosluk binaları ve personeline ilişkin dokunulmazlık ve ayrıcalıkların temelini 1957'de BM Hukuk Komisyonu'nun diplomatik ilişkileri evrensel düzeyde düzenlemek amacıyla hazırladığı 1961 ve 1963 Viyana Sözleşmeleri oluşturmaktadır. Söz konusu sözleşmelerle birlikte devletlerarası diplomatik ilişkilerin yürütülmesine aracılık eden diplomatlar ve konsoloslara tarihsel olarak uluslararası hukuk tarafından tanınan bir takım ayrıcalıklar ve dokunulmazlıklara temsil ve görev anlayışı gereği detaylı şekilde yer verilmiştir. Devletler uluslararası hukuk kurallarına tabi olmakla birlikte bu kuralları kendi çıkarlarına göre yorumlayabilmektedirler. Bunun en belirgin örneği ise dünyanın çeşitli bölgelerinde özellikle de Ortadoğu ülkelerinde rastladığımız dokunulmazlıkların ihlalidir. Bu tür ihlaller bazen devletlerarasındaki ilişkileri dondurmakta ya da yok etme aşamasına getirmektedir. Devletlerin uluslararası normları ulusal hukuklarını üstün tutacak şekilde yorumlamaları diplomatik temsilcilerin ve konsolosların hayatlarını tehlikeye atabilmekte ve büyük kayıplara yol açabilmektedir. Söz konusu problematiğe diğer bir örnek ise, ABD'nin diplomatik temsilcileri ve konsolosluk görevlilerinin ABD Tahran Büyükelçiliğinde rehin tutulmasıyla yaşanan ABD-İran arasındaki uyuşmazlıktır. Son dönemlerde giderek artan bu tür ihlalleri önlemek amacıyla uluslararası hukukun konuyu tadil edecek şekilde ele alması vurgulanmaktadır.