Konvansiyonel Ve İskeletsel Ankraj Destekli Pendulum Uygulamalarının Dentofasiyal Yapılar Üzerine Etkilerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ORTODONTİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYÇA AKSOY
Danışman: DİLEK ERDEM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ortodontik problemlerden sıklıkla karşımıza çıkan bir problem olan dişsel Sınıf II maloklüzyonun tedavisinde diş çekimine bir alternatif olarak ortaya çıkan molar distalizasyonu seçeneğinde en çok kullanılan yöntemler kooperasyon problemini ortadan kaldırmak için geliştirilen intraoral distalizasyon yöntemleridir. Bu çalışmanın amacı dişsel Sınıf II maloklüzyonlu bireylerde ağız içi molar distalizasyon uygulamalarında en çok karşılaşılan problem olan ankraj kaybını ortadan kaldırmak amacıyla mini vida destekli olarak uygulanan Pendulum apareyi ile konvansiyonel Pendulum apareyinin iskeletsel ve dentoalveoler yapılar üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı incelemektir. Araştırma iskeletsel Sınıf 1 dişsel Sınıf II maloklüzyona sahip 30 birey üzerinde yürütülmüştür. Çalışmaya dahil edilen hastalar randomize olarak 3 gruba ayrılmıştır. Grup 1 konvansiyonel pendulum uygulaması yapılan yaş ortalaması 13,61,2 olan 8'i kız 2'si erkek 10 bireyden; Grup 2 tek mini vida ile ankraj desteği alınarak pendulum uygulaması yapılan yaş ortalaması 14,51,1 olan 6'sı kız, 4'ü erkek 10 bireyden; Grup 3 ise çift mini vida ile iskeletsel ankraj desteği sağlanarak pendulum uygulaması ile distalizasyon yapılan yaş ortalaması 14,31,2 olan 7'si kız 3'ü erkek 10 bireyden oluşmaktadır. Çalışmanın verileri tedavi başı ve distalizasyon uygulaması sonucu çalışmaya dahil edilen bireylerden alınan 60 lateral sefalometrik filmden elde edilmiştir. İskeletsel, dentoalveolar ve yumuşak dokuya ait 12 açısal, 32 boyutsal, 2 oransal ölçüm yapılmıştır. Pendulum uygulamaları Sınıf I molar ilişki elde edildiğinde bitirilmiştir. Distalizasyon uygulamaları konvansiyonel pendulum grubunda ortalama 8; tek mini vidalı pendulum grubunda 7,3; çift mini vidalı pendulum grubunda ise 6,4 ayda sona ermiştir. Tüm gruplarda distalizasyon elde edilirken distale tipping de gözlemlenmiştir. Konvansiyonel pendulum uygulaması yapılan grupta 5,9 mm distale hareketle birlikte 11,96 distale tipping; tek mini vidalı pendulum grubunda 6,55 mm distale hareketle birlikte 13,26 distale tipping; çift mini vidalı pendulum grubunda ise 6,97 mm distale hareket ile birlikte 14,15 distale tipping gözlemlenmiştir. Keser dişlerde ise çift mini vidalı pendulum uygulaması yapılan grup dışında her iki grupta da protrüzyon gözlemlenmiştir. Çift mini vidalı pendulum grubunda ise retrüzyon gözlemlenmiştir. Overjetteki artış çift mini vidalı pendulum grubunda diğer iki gruba kıyasla istatistik olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Tüm tedavi gruplarında SNA değerlerindeki değişimler istatistik olarak anlamlı değilken, SNB değerindeki azalma konvansiyonel pendulum grubunda anlamsızken iskeletsel ankraj kullanılan gruplarda istatistik olarak anlamlı düzeyde azalma gözlemlenmiştir. Tüm pendulum uygulamalarında Sınıf I molar ilişki hasta kooperasyonuna ihtiyaç duyulmadan başarıyla elde edilmiştir. Çift mini vida desteği ile iskeletsel ankraj sağlanan pendulum uygulamalarında yan etkiler daha az görülmüş ve tedavi süresi kısalmıştır.