Sınıf 2 vakaların tedavisinde iskeletsel ankraj destekli sabit fonksiyonel ve monoblok uygulamalarının dentofasiyal yapıya etkilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ORTODONTİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞÇE TANIR ERTUNÇ
Danışman: DİLEK ERDEM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmamızın amacı, mini vida destekli Forsus FRD apareyi ile Andresen aktivatörünün, iskeletsel Sınıf 2 anomaliye sahip, büyüme gelişim dönemindeki hastalarda, iskeletsel, dişsel, yumuşak doku ve havayolu üzerine olan etkilerini sefalometrik olarak incelemek ve karşılaştırmaktır. Bu klinik çalışmada, bireyler iskeletsel ankraj Forsus ve aktivatör olmak üzere 2 ana gruba ayrılmıştır. Birinci grup aktivatör ile tedavi edilen 15 bireyden (ortalama yaş 12,52±1,28), ikinci grup ise mini vida ankrajıyla uygulanan Forsus FRD ile tedavi edilen 13 bireyden (ortalama yaş 13,35±1,52) oluşmaktadır. Bireylerin seçiminde tüm bireylerin mandibular retrognati kaynaklı Sınıf 2 anomaliye sahip olmasına, hastaların vertikal yöndeki büyüme ve gelişim paterninin normal veya low angle olmasına, bütün bireylerin büyüme gelişim döneminde olmasına dikkat edilmiştir. Birinci grup, 1 yıl süre ile aktivatör aygıtı ile tedavi edilirken; ikinci grupta seviyeleme sonrasında, 0,016x0,022 inç paslanmaz çelik arka geçilmiş, gerekli tork uygulamaları yapılmış ve mandibulada kanin ve birinci premolar dişler arasında uygulanan mini vidadan destek alınarak Forsus FRD aygıtı uygulanmıştır. Tedavi etkilerini değerlendirmek için Grup 1'de fonksiyonel aparey uygulanmadan önce (T0) ve aparey çıkarıldıktan sonra (T1); Grup 2'de seviyeleme sonrası sabit fonksiyonel aparey uygulanmadan (T1) ve sabit fonksiyonel aygıt çıkarıldıktan sonra (T2) sefalometrik filmler alınmıştır. Lateral sefalometrik filmler kullanılarak, Grup 1'de T1-T0, Grup 2'de T2-T1 dönemleri arasındaki değişiklikler Mann-Whitney U testi ile karşılaştırılmıştır. Lateral sefalometrik röntgenlerde yapılan ölçümlerden elde edilen değerlerin grup içi değerlendirilmesinde ise Wilcoxon testi kullanılmıştır. Her iki apareyin alt çenenin gelişimini stimüle ettiği, alt çenenin efektif uzunluğunu arttırdığı ve üst çenenin sagital yöndeki büyümesini frenlendiği görülmüştür. Her iki grupta da belirgin bir keser protrüzyonu olmamıştır. Her iki grupta da oklüzal düzlem ile palatal düzlem saat yönünde rotasyon yapmış, SN/GoGn açısı aktivatör grubunda daha fazla artmıştır. Alt keser dişlerde aktivatör grubunda protrüzyon görülürken, Forsus FRD grubunda protrüzyon engellenmiştir. Üst keser dişlerde ise Forsus FRD grubunda maksiller vertikal referans düzlemine olan uzaklık azalırken aktivatör grubuna artmıştır. Üst molar dişlerde Forsus FRD grubunda distalizasyon ve belirgin intrüzyon görülürken aktivatör grubunda anlamlı bir değişim olmamıştır. Alt molar dişlerde ise aktivatör grubunda mezializasyon görülmüştür. İki grupta da overjet ve overbite miktarında anlamlı azalma meydana gelmiş ve yumuşak doku profilinde ve yüz konveksitesinde düzelme elde edilmiştir. Her iki grupta da farengeal havayollarında olumlu değişimler görülmüştür. Her iki apareyin de büyüme ve gelişim döneminde olan, alt çene geriliğiyle karakterize Sınıf 2 anomaliye sahip bireylerin tedavisinde, meydana getirdikleri iskeletsel, dişsel, yumuşak doku ve havayolu değişiklikleri ile anomalinin düzelmesinde etkili olduğu görülmüştür.