Rat Kalvaryumu Kritik Boyutlu Defekt Modelinde Köpek ve Kedi Mikrobiyota Kaynaklı Postbiyotiklerin Kemik Rejenerasyonu Üzerine Etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Cerrahi Bilimler, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİ FURKAN ERDOĞAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Yusuf Şen
Eş Danışman: Fadime Kıran
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Klinik sorunları çözmek amacıyla biyolojik kaynak sağlamayı amaçlayan kemik doku mühendisliği, son yıllarda ilerleme kaydederek kemik dokusu onarımı için umut verici ürünlerin geliştirilmesine imkan sağlamaktadır. Bu alanda gerçekleştirilen güncel gelişmeler ise, bağırsak mikrobiyotasının kemik döngüsünde kritik bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Mikrobiyota-kemik ekseni çerçevesinde meydana gelen iletişimden ise postbiyotik adı verilen ve mikrobiyota üyeleri tarafından üretilen metabolitlerin sorumlu olduğu düşünülmektedir. Gerçekleştirilen tez çalışmasının temel amacı, kedi (tekir) fekal mikrobiyotası kaynaklı Enterococcus faecium EIR/CT-1 ve köpek (kangal) süt mikrobiyotası kaynaklı Enterococcus lactis EIR/DG-1 suşlarına ait postbiyotiklerin veteriner hekimlikte karşılaşılan kemik dejenerasyonuna yönelik potansiyel etkilerini ticari bir yapı iskelesine entegrasyonları neticesinde in vivo koşullar altında değerlendirmektir. Postbiyotiklerin yapı iskelesine entegre edilecek dozu hücre kültürü çalışmaları neticesinde belirlenmiştir. Bu amaçla, fare preosteoblast hücreleri kullanılmış ve toksisite göstermeyen en yüksek doz olan 100 g/ml ilerleyen çalışmalara dahil edilmiştir. İn vivo çalışma kapsamında rat kalvaryumu kritik boyutlu defekt modeli kullanılmıştır. Kemik ve kalvaryum hasarının olduğu bölgeye implante edilen postbiyotik içeren yapı iskelelerinin etkinliği postbiyotik içermeyen yapı iskelelerine ve kontrol grubuna karşı planar radyografi, bilgisayarlı tomografi ve histopatolojik incelemeler açısından değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler neticesinde, tam bir kemik oluşumu sağlanmamış olsa da postbiyotiklerin travma bölgesinde meydana getirilen hasarın onarılmasında önemli bir rol oynadığı ve iyileşme sürecini hızlandırdığı tespit edilmiştir. Özellikle, fibröz doku miktarının ciddi oranda hızlanması ve artması, yangı ve vaskülarizasyon miktarının postbiyotik içeren gruplarda yüksek derecede anlamlı fark yaratması yeterli süre bekleme sağlandığı takdirde kemik oluşum sürecini de hızlandırabileceğini düşündürmektedir.