Bazı Pyrus türlerinde mikro çeliklerin ex vitro köklenmesi ve in vitro bitkiciklerin dış koşullara alıştırılmasında yüzen su kültürü tekniğinin kullanımı üzerinde araştırmalar


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SALWA IBRAHIM AHMED OSMAN

Danışman: Hatice Dumanoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma, AH-32 ve AH-75 ahlat tipleri (Pyrus elaeagrifolia Pall.) ve Old Home x Farmingdale 333 (OHxF 333) armut klon anacında (P. communis L.) in vitro koşullarda köklendirilmiş bitkiciklerin dış koşullara alıştırılmasında ve mikro çeliklerin ex vitro köklendirilmesinde yüzen su kültürü tekniğinin kullanım potansiyelinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. İn vitro ve ex vitro köklendirme denemelerinde mikro çeliklere 250, 500, 1000 ve 2000 ppm IBA (indol bütirik asit), hızlı daldırma yöntemiyle 10 saniye süreyle uygulanmış ve kültürlerin ilk 5 gününde mikro çelikler tamamen karanlık koşullarda tutulmuştur. İn vitro köklendirme denemelerinde büyümeyi düzenleyici madde içermeyen makro ve mikro elementleri ½ kuvvetindeki MS (Murashige ve Skoog) temel besin ortamı kullanılmıştır. IBA dozlarının mikro çeliklerde köklenme oranı, köklenen mikro çeliklerde köklenme ve kallus düzeyi üzerine etkileri 4 haftalık kültürlerde incelenmiştir. İn vitro bitkicikleri dış koşullara alıştırma denemeleri yüzen su kültürü tekniği ile iklim odasında ve ayrıca %80 torf ve %20 perlit karışımında serada plastik tünel altında (kontrol) gerçekleştirilmiştir. Dört haftalık periyodun sonunda bitkilerde canlılık oranı ve düzeyi, yaşayan bitkilerde boy, yaprak ve kök sayısı, en uzun kökün uzunluğu ve köklenme düzeyi saptanmıştır. Dış koşullara alıştırılan bitkiler sera koşullarında 3 ay süreyle geliştirilmiştir. Bu sürenin sonunda bitkilerde boy, yaprak sayısı ve gelişme düzeyleri belirlenmiştir. Ayrıca tüm bitkilerden alınan yaprak örneklerinde anatomik incelemeler ve klorofil analizleri yapılmıştır. İn vitro köklendirme denemelerinde AH-32'de en yüksek köklenme oranları (%60.6-%73.5) 250, 500 ve 1000 ppm IBA uygulamalarında belirlenmiştir. AH-75'de ise köklenme oranları bakımından IBA dozları arasında önemli bir farklılık bulunmamıştır (%32.0-%56.4). OHxF 333 klon anacında en yüksek köklenme oranları 250 ve 500 ppm IBA uygulamaları ile elde edilmiştir (%59.4 ve %43.1). Yüksek IBA dozları her üç Pyrus genotipinde de kallus gelişimini tetiklemiş ve mikro çeliklerde kallus düzeyi 1000 ve 2000 ppm IBA dozlarında, 250 ve 500 ppm dozlarına göre önemli düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Çalışmada Pyrus mikro çeliklerinde ex vitro köklenme sağlanamamıştır. Yüzen su kültürü tekniği ile in vitro bitkicikler 4 haftalık süreçte başarıyla dış koşullara alıştırılabilmiştir. İn vitro koşullarda 250 ppm IBA ile köklendirilmiş mikro çelikler daha yüksek oranlanda dış koşullara alıştırılmıştır. Bu oranlar OHxF 333'de %84.0, AH-32'de %62.7 ve AH-75'de %64.7 olarak belirlenmiştir. Üç Pyrus genotipinde de bahçe koşullarındaki ana bitkilerin yaprak üst yüzeyinde stoma tespit edilememiştir. OHxF 333 anacında yaprak alt yüzeyindeki stoma sayısı yüzen su kültüründen çıkartılan dış koşullara alışmış bitkilerde (208.3±23.8 adet/mm2) ve sera koşullarında gelişmiş bitkilerde (267.9±24.3 adet/mm2) istatistiksel anlamda benzer olmuştur. Bu değerler bahçe koşullarındaki ana bitkilerin değerinden (160.8±11.7 adet/mm2) önemli düzeyde daha yüksektir. AH-32'de ise yüzen su kültüründen çıkartılan bitkiler (153.6±29.2 adet/mm2) ve ana bitkilerin (133.4±24.2 adet/mm2) stoma sayıları benzer bulunmuştur. Tüm genotiplerde yaprak mezofil kalınlığı 153.0±18.2 - 202.4±4.8 µm arasında değişmiş ve değerler arasında önemli bir farklılık kaydedilmemiştir. OHxF 333 klon anacında toplam klorofil, klorofil a ve b miktarı tüm bitkilerde benzer olmuştur. Yüzen su kültüründen çıkartılmış bitkiler, ana bitkilerden AH-32'de klorofil a (sırasıyla 0.0760 mg/g ve 0.0270 mg/g), AH-75'de toplam klorofil (sırasıyla 0.8136 mg/g ve 0.7090 mg/g) bakımından daha yüksek değerlere sahip olmuştur.