Büyükşehir belediye yönetimlerine ilişkin yasal düzenlemelerin kırsal alanlara etkileri: Muğla Büyükşehir Belediyesi örneği
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, GAYRİMENKUL GELİŞTİRME VE YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE ÜNAL
Danışman: Harun Tanrıvermiş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Türkiye'de büyükşehir belediyelerinin kuruluşuna ilişkin ilk düzenleme, 1984 yılında 3030 Sayılı Kanunla gerçekleştirilmiştir. Bu tarihten itibaren büyükşehirlerin kurulması ve yönetilmesine ilişkin farklı zamanlarda yeni düzenlemeler getirilerek büyükşehir belediyelerinin sayısı 2012 yılına kadar 16'ya ulaşmıştır. 2012 yılında, 6360 Sayılı Kanun ile bu sayı 30'a çıkarılmış ve yetki alanları il sınırlarına kadar genişletmiştir (İstanbul ve Kocaeli büyükşehir tüzel kişiliği kazandığında yetki sınırı il sınırına kadar tanımlanmıştır ) . Yapılan düzenlemeler, kimi zaman yeni büyükşehirlerin oluşmasına, kimi zaman da büyükşehir belediyelerinin sınırlarının genişletilmesine yöneliktir. Otuz büyükşehirde İl Özel İdareleri kaldırılmış, yüzlerce köy ve orman köyü ile belde belediyeleri kapatılarak mahalle birimine dönüştürülmüştür. Bu çalışmada; birincil ve ikincil verilerle büyükşehir belediyelerine yönelik yapılan yasal düzenlemelerin kırsal alanlara etkilerinin neler olabileceği tanımlanarak Muğla Büyükşehir Belediyesi ve yetki alanı sınırları içindeki köyden mahalleye dönüştürülen yerleşme alanları örnek alan çalışması olarak değerlendirilmiştir. Muğla Büyükşehir Belediyesi yetki alanında köy iken mahalleye dönüştürülen mahallelerin muhtarları, kırsal alanlara hizmet sunanlar, hizmeti alanlar ve dolaylı olarak etkilenenlerden oluşan 620 katılımcı ile yüz yüze anket çalışması yapılmış ve anket sonuçları hem Ki-Kare Bağımsızlık Testi hem de Lojistik Regresyon Analiz Yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın Ki-Kare analizine göre; kırsal alanda yaşayanlara ve köy muhtarlarına danışılmadan yapılan yasal düzenlemelerin amacına ulaşmayabileceği, köyler kapatılmadan da yeni düzenlemelerin yapılabileceği, nüfusun azlığının yönetimin kararlarına katılımda etkin olduğunu, köy ve beldelerin belediye sınırları içerisine katıldığında halkın ve mahalle muhtarlarının belediyenin alacağı kararları takip edemeyecekleri ve kararlara müdahil olamayacakları; ancak, imar planlarının daha hızlı yapılacağı beklentisiyle gayrimenkul değerlerinin artacağı ve büyükşehir belediyesinin güçlü yapısıyla belediye hizmetlerinin daha kaliteli sunulabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır. Lojistik regresyon analizine göre ise alan çalışmasına katılanların genel olarak köylerin mahalleye dönüştürülmesine olumlu yanıt vermedikleri, köylerin mahalleye dönüştürülmesiyle hizmetlerin etkin, verimli ve ekonomik olarak halka sunulamayacağı, hizmete daha kolay ulaşılabileceği konusuna olumlu yaklaşılmadığı, ancak, gayrimenkul değerinin artacağı şeklinde sonuçlar elde edilmştir. Ayrıca lojistik regresyon analizinde Kanundan önce ve sonra da mahalle niteliğinde olan yerleşmelerin muhtarları ile eğitim düzeyi yüksek ve 50 yaş üzerinde ankete katılanların genel eğilimden daha farklı yanıtlar verdiği belirlenmiştir. Yerele en yakın olan yönetim şeklinin benimsendiği sonucuna ulaşılmıştır.