Kıyâmet alâmetleri (on alâmeti bir arada zikreden rivâyetlerin tahlîli)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2007

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SÜLEYMAN ALTUNTAŞ

Danışman: BÜNYAMİN ERUL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kıyâmet ve alâmetleri, tarih boyunca insanlıgın merak konusu olmustur. Bu konuda sayısız arastırmalar yapılmıs, pek çok eser kaleme alınmıstır. Kur'an-ı Kerim'in de ayrıntılı olarak kıyametten bahsetmesi, Müslümanları da aynı meraka sürüklemistir. slam kaynaklarının ikincisi olan hadis külliyatında, bu konuda pek çok rivâyet yer almıstır. Müslümanların zihin dünyası üzerinde derin izler bırakan bu rivayetlerin sahih olup olmadıkları da ayrı bir arastırma konusu olmustur. Biz de, hadis kitaplarında genisçe yer bulan Huzeyfe b. el-Esîd ve Vâsile b. el-Eskâ rivayetlerini inceleme konumuz edindik. Bu rivâyetler, en meshur on kıyâmet alametini bir arada zikreden rivayetlerdir. Bu rivâyetlerde zikredilen alâmetler; Deccâl, Dâbbetu'l-Arz, Hz. Îsâ'nın yeryüzüne inisi, Ye'cûc-Me'cûc, Duhân, günesin batıdan dogması, ates, biri doguda, biri batıda, biri de Arap Yarımadasında meydana gelecek üç çukurdur. Sonuç olarak çalısmamız, rivâyetin tarîklerinin büyük çogunlugunun birbiri ile uyum gösterdigi, rivâyet zincirlerinde yaygın bir aksaklık olmadıgını gösterdi. Buhârî dısındaki bütün hadis kitaplarında yer bulan bu rivâyetler; hem birbirleri ile gösterdikleri tutarlılık sebebi ile, hem de zikredilen alâmetlerin basta Buhârî olmak üzere tek tek ve farklı sayılı gruplar halinde yer bulmus olması sebebi ile ?sahih? olarak degerlendirilmistir.