Obez çocuklarda D vitamini düzeyinin değerlendirilmesi, insülin direnci, uyku ve fiziksel aktivite ile ilişkisinin irdelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, ÇOCUK SAĞLIĞI VE EĞİTİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EKİN ZEYNEP ALTUN

Danışman: PELİN BİLİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Arka Plan: Obezite, yağ dokusu fazlalığından kaynaklanan çocuk ve adölesanların %25-30'unu etkileyen önemli bir sağlık problemidir. Çocukluk çağı obezitesi bütün dünyada artan bir prevalansa sahiptir. Obez çocuk ve adölesanlarda erişkin dönem obezitesi ve obeziteye bağlı konplikasyonlar daha sık görüldüğünden, çocukluk çağı obezitesi önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Obezite; kısalmış yaşam süresi, artmış mortalite ve morbidite, azalmış üretkenlik ve çalışabilirlik, bireysel sosyal ve ekonomik dışlanma gibi olumsuz sonuçlar doğurur. İnsülin direnci, tip 2 diyabet, aterosklerotik kalp hastalığı, alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığı, hipertansiyon ve dislipidemi de çoğu zaman obeziteye eşlik eden klinik durumlardır. Obezitenin oluşumunu önlemek, obezite ortaya çıktıktan sonra yapılacak müdahaleden daha kolaydır. Obezite ile ilgili metabolik belirteçlerin saptanması ve bu belirteçlere yönelik tedavi olasılıklarının belirlenmesi gelecekte obezite ile mücadelede yarar sağlayabilecek, önemli konulardan birisidir. Obezite ve 25 (OH)2D vitamini ilişkisi son yıllarda çalışılan önemli bir konudur. Amaç: Çalışmamızda, dünyada artan prevalansa sahip çocukluk çağı obezitesinde, 25 (OH)2D vitamini, fiziksel aktivite, uyku, insülin direnci ilişkilerini incelemeyi amaçladık. Özellikle obez hastaların 25 (OH)2D vitamini düzeyinin ve insülin direncinin, etkilendiği parametrelerle ilişkisini saptamaya çalıştık. Bu nedenle çalışmamız Eylül 2018 ile Kasım 2018 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi (AÜTF) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Adölesan Polikliniği'ne başvuran 9-18 yaş arasındaki obezite tanısı alan ve öncesinde vitamin D düzeyi çalışılmış 115 olgu alınarak prospektif olarak yapıldı. Bulgular: Çalışmamıza herhangi bir kronik hastalığı bulunmayan ve yaşları 9 ile 18 yıl arasında değişen, 115 obez çocuk dahil edildi. Çalışmaya katılan 115 olgunun ortalama yaşı 13.52±2.21 yıl olup; %63.48'i kız ve %36.2'si erkekti. Olguların pubertal durumları incelediğinde, %7.83'ü prepubertal, %39,12'si peripubertal (P2-P4), %53,04'ü postpubertal bulundu. 115 olgunun tamamı obezdi. Tüm olguların %47.87'sinde en sık görülen bulgu akantozis nigrikans olarak saptandı. İkinci sıklıkta görülen bulgu ise striaydı. Fizik muayene bulgusu olarak akantozis nigrikansı olan hastalarda, anlamlı olarak 25-OH Vitamin D düzeyini düşük bulundu (p <0.05). Bizim çalışmamızda görülen obez hastalardaki D vitamini eksikliği ve yetersizliği oranları literatür ile benzer bulundu. Olguların %28.7'sinde, alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığının göstergesi olabilecek AST/ALT oranı 1'den küçük saptandı. 25 (OH) D vitamin yetersizliği olanların, VKİ, VKİ z skoru, BGA ortalama değerlerini daha yüksek bulundu. Antropometrik ölçümlerden VKİ %'si, 25 (OH) D vitamin yetersizliği olanlarda istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p=0,03). Olguların %30.43'ünün bebeklik döneminde hiç D vitamini proflaksisi almadığını, %36,52'sinin 6 aydan az süre ile proflaksi aldığını, %30.43'ünün 6 ay-2 yaş arası proflaksi aldığını, sadece %2.61'inin 2 yaşına kadar proflaksi aldığını saptadık. Yıllık en az 3 ay güneşe maruz kalanların HOMA-IR indeksi 4.16 ve 3 aydan daha az güneşe maruz kalanların HOMA-IR indeksi 5,56 saptandı. Güneş maruziyetinin, insülin direncini azalttığı saptandı (p=0,005).25 (OH) D vitamin yetersizliği olanlar ile olmayanlar arasında açlık kan şekeri, serum açlık insülin değerleri arasında bir fark bulunmadı (p=0,952 ve p=0,976). 25 (OH) D vitamin yetersizliği olan ve olmayan gruplar arasında insülin direnci için bakılan HOMA-IR indeksi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Ancak, vitamin yetersizliği olmayanlarda HOMA-IR daha yüksek olma meyilinde saptanmıştır (p=0,512). Prepubertal hastalarda açlık insülin değeri 15 mIU/ml ve üzeri insülin direnci olarak kabul edildiğinde; prepubertal insülin direnci olan hastaların 25 (OH) D vitamin düzeyi ortalaması, prepubertal insülin direnci olmayan olgulara göre daha düşük bulundu. Ancak hasta sayısı yetersizliği sebebiyle istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,515). Pubertal hastalarda açlık insülin değeri 30mIU/ml ve üzeri insülin direnci olarak kabul edildiğinde; pubertal olup insülin direnci olan olguların 25 (OH) D vitamin düzeyi ortalaması, yine pubertal olup insülin direnci olmayan olgulara göre kıyaslandığında fark bulunmadı (p=0,851). Cinsiyet ve puberteye göre HOMA-IR indekslerine bakılıp insülin direnci değerlendirildiğinde, prepubertal veya pubertal olup insülin direnci olan olguların 25 (OH) D vitamin düzeyi ortalaması, yine prepubertal veya pubertal olup insülin direnci olmayan olgulara göre kıyaslandığında fark bulunmadı (p=0,828 ve p=0,926).Haftada 3 gün 60 dk ve üzeri spor yapanların 25 (OH) D vitamini ortalaması, bu süreden daha az spor yapanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p=0,011). Haftada toplam 180 dakikadan az spor yapanların %76'sının 25 (OH)2D düzeyi ortalamasını 20 ng/mL altında bulduk. Haftada toplam 180 dakika ve daha fazla spor yapanların sadece yarısında 25 (OH)2D düzeyi ortalamasını 20 ng/mLaltında bulduk.Spor yapmayıp, sadece dış mekanda oyun oynayan çocukların bile 25-OH vitamin D düzeyini; hiç spor yapmayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek bulduk (p=0,036). Haftada en az bir defa paketli gıda tüketen hastaların 25 (OH) D vitamini ortalaması, hiç paketli gıda tüketmeyen olgularla karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı ve düşük bulundu (p=0,032). Paketli gıda yeme alışkanlığı olan obez hastalarda, D vitamini eksikliği veya yetersizliğinin daha yaygın olabilir. Ailesi paketli gıda tüketen obez olguların %96.61'i paketli gıda tükettiğini, %3.39'unun paketli gıda tüketmediğini; ailesi paketli gıda tüketmeyen olguların %64.27'si paketli gıda tükettiği, %35.73'ünün paketli gıda tüketmediği saptandı (p=0,00). Ailesi paketli gıda tüketen hastaların 25 (OH) D vitamini ortalaması, ailesi paketli gıda tüketmeyenlere göre daha düşük bulunma meyilinde bulundu (p=0,161). 25 (OH)D vitamini değeri yüksek olanların çoğunluğu 8 saat ve üzeri uyuyan grup tarafından oluşmaktadır ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p değeri=0,003). Uyuma saatine göre olgularımızı değerlendirdiğimizde 21:00-21:30 arası uyuyanların ortalama 25 (OH) D vitamini düzeyini, daha geç uyuyanlara göre ile daha yüksek bulduk. Ancak istatistiksel anlamlı farklılık saptamadık (p=0,06; p=0,122). Uyku derinliği (kalitesi) arttıkça ortalama 25-OH Vitamin D düzeyi de artmakta, ancak istatistiksel anlamlı fark bulunamamıştır (p=0,542, p=0,339). 8 saat ve üzeri uyku süresi olan hastaların % 55.88'inde insülin direnci olduğunu, %44.62'sinde insülin direnci olmadığını; 7 saat ve altı uyku süresi olanların % 44.12'sinde insülin direnci olduğunu, % 55,38'inde insülin direnci olmadığını saptadık. Bulgularımız, beklediğimiz sonuçların tam tersini göstermiş ve uyku süresi arttıkça insülin direncinin arttığı yönünde sonuçlanmıştır. Uyuma saati ve insülin direnci arasındaki ilişkiyi incelediğimizde, 21:00-22:00 arası uyuyanların (referans grup) ortalama HOMA-IR değeri 4.78±2.55 ile en düşük ortalama değeri temsil ettiğini gözlemledik. Sırası ile 22:00-23:00 arası uyuyanların ortalama HOMA-IR değeri 5.42±2.47; 23:30'dan sonra uyuyanların ortalama HOMA-IR değeri 4.98±2.45 olarak bulduk. Gruplar arasında anlamlı istatistiksel fark bulmadık (referans gruba göre 22:00-23:00'da uyuyanların p değeri 0.374, 23:30'dan sonra uyuyanların p değeri 0,789). Sonuç: Çalışmamızda, düzenli fiziksel aktivite yapmanın, paketli gıda az tüketmenin, yıllık güneş maruziyetinin arttırılmasının, erken uyku saatinin ve uyuma süresinin 25 (OH) 2D vitamini düzeyini arttırdığını ve insülin direncini önlediğini saptadık. Anahtar Kelimeler: Çocuklarda Obezite, D Vitamini, Beslenme Alışkanlığı, Fiziksel Aktivite, Uyku, İnsülin Direnci, HOMA-IR