İNSİDENTAL PARATİROİDEKTOMİ SIKLIĞI VE RİSK FAKTÖRLERİNİN BELİRLENMESİ; TEK MERKEZ VERİLERİNİN ANALİZİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA ANIL TURHAN
Danışman: VOLKAN GENÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, tiroid cerrahisi sonrasında meydana gelebilen insidental paratiroidektominin, insidansını ve risk faktörlerini belirlemek ve postoperatif hipokalsemi ile ilişkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Giriş: Tiroid cerrahisi, modern gelişmeler sonrasında majör komplikasyon oranı ve mortalite oranı çok düşük bir cerrahi haline gelmiştir. Ancak rekürren laringeal sinir felci ve postoperatif hipokalsemi hala tiroidektomilerden sonra morbiditeye yol açması nedeni ile önemini korumaktadır. Postoperatif hipokalsemi, litaratürde değişen oranlarda bildirilmekte ve %50 ye kadar görülme riski bulunmaktadır. Postoperatif hipokalseminin risk faktörleri arasında insidental paratiroidektomi tartışmalı da olsa yer almaktadır. İP insidansının yapılan çalışmalarda, %2,3 ila %21,6 arasında değiştiği görülmektedir. İP için risk faktörlerini belirlemek ve ortaya çıkabilecek postoperatif hipokalsemi için hangi hastaların daha fazla risk altında olduğunu görmek cerrahlar açısından klinik olarak önemli yer tutmaktadır. Gereç Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışması, Ocak 2008 ile Ekim 2020 tarihleri arasında üniversite hastanemiz genel cerrahi bünyesinde ameliyat kodu olarak tiroidektomi kodları girilmiş 3612 hastanın dosyalarının taranmasıyla oluşturulmuştur. 9 hasta, eşlik eden eş zamanlı tersiyer hiperparatiroidi nedeniyle çalışma dışında bırakılmıştır. İP için yapılan analizler 3603 hasta ile yapılmıştır. Bu analizlerde hastalar, İP grubu ve İP olmayan grup olarak ikiye bölünmüş ve bu gruplar hastaların yaşı, cinsiyeti, preoperatif tanıları, gerçekleştirilen cerrahi prosedürler, postoperatif patolojik tanıları, piyes ağırlıkları gibi özellikler açısından karşılaştırılmışlardır. Postoperatif 48 saat içinde düzeltilmiş kalsiyum değeri 8mg/dl'den düşük değeri olan vakalar hipokalsemi olarak değerlendirildi. Hipokalsemi için yapılan analizlerde eşlik eden paratiroid cerrahisi olan 164 hasta çıkarılmış ve hastalar geçici, kalıcı hipokalsemi ve normokalsemi grubu olarak 3 gruba ayrılarak aynı karşılaştırmalar yapılmıştır. Bunun yanı sıra İP ve hipokalsemi, ototransplantasyon ve hipokalsemi ilişkileri de değerlendirilmiştir ve p<0,05 anlamlı olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Hastaların 2833'ü (%78,6) kadın, 770'i (%21,4) erkekti. Kadınların yaş ortalaması (ort.) 47.2, erkeklerin yaş ort. 49.3, genel yaş ort. ise 47,6±13 olarak hesaplandı. 3603 vakada 554 (%15,4) tane İP vakası saptandı. Bu vakalarda toplam 605 bez çıkarılmış olup bu bezlerin %24,8'i intratiroidaldi. İP için kadın cinsiyet, malignite, santral ve fonksiyonel boyun diseksiyonu, timektomi, lenf nodu metastaz varlığı ve düşük piyes ağırlığı risk faktörü olarak belirlendi. Eşlik eden paratiroid cerrahileri çıkarıldıktan sonra, 3439 hasta üzerinde geçici hipokalsemi oranı %35,6, kalıcı hipokalsemi oranı %1,8 olarak hesaplandı. Hipokalsemi için ise kadın cinsiyet, nüks MNG, bilateral santral diseksiyon, fonksiyonel boyun diseksiyonu, timektomi, lenfositik tiroidit varlığı, malignite ve kapsül invazyonu risk faktörü olarak belirlendi. İP olan vakalarda ve ototransplantasyon olan vakalarda, geçici ve kalıcı hipokalsemi oranlarının anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı (p<0,001). Sadece ototransplantasyon olan vakalar ile sadece İP olan vakalar birbirleri ile karşılaştırıldıklarında ise sadece İP olan vakalardaki hipokalsemi oranının anlamlı derecede yüksek olduğu izlendi(p=0.028). Sonuç: Çalışmamıza göre İP ve ototransplantasyon, postoperatif hipokalsemi gelişimde önemli yer tutmaktadır. Bu nedenle paratiroid fonksiyonlarının düzenli tutulması ve hipokalsemiden kaçınmak için, cerrahi esnasında titiz bir diseksiyon gerekmekte ve cerrahi bitiminde piyesin İP açısından detaylı olarak incelenmesi gerekmektedir. Bu incelemelerde İP saptanır ise; ototransplantasyon, postoperatif hipokalsemi gelişimini önlemek amacıyla akılda bulundurulması gereken bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca hipokalsemi riski taşıyan hastaların erken teşhisi, cerrahlar için önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: insidental paratiroidektomi, hipokalsemi, hipoparatiroidi, tiroidektomi, postoperatif