Helicobacter pylori izolatlarında antimikrobiyal ajanlara karşı direnç
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, TEMEL HEPATOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2004
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PEREN BAĞLAN
Danışman: ABDURRAHMAN MİTHAT BOZDAYI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Helicobacter pylori İzolatlarında Ântimikrobiyaî Ajanlara Karşı Direnç Gastroduodenai hastalıkların gelişmesinde önemli patojenik roiü oian H. pylori, tüm dünya da yaygın, gelişmiş ülkelerde %25, gelişmekte olan ülkelerde %80'den daha fazla oranda görülen enfekte edici bir ajandır. Bu nedenlerden dolayı H. pyiorin'ın eradikasyonu ve eradikasyonda kullanılan klaritromisin antimikrobiyal ajanına karşı oluşan direnç önem taşımaktadır. Ayrıca bu direncin, gastrik hastalıklarla ilişkisi olduğu düşünülen iceA. vacA, cagA genleri ile ilişkisinin araştırılması bizi hastaiığın gidişi hakkında daha detaylı olarak aydınlatacaktır. Çalışmamızın amacı, ülkemizdeki Helicobacter pylori klinik izolatlarının klaritromisine direnç oranını saptamak ve bununla birlikte gastrik hastalıklarla ilişkisi olduğu düşünülen İceA vacA ve cagA genlerinin varlığı ile direnç arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Çalışmamıza, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalına gastrik yakınmalar nedeniyle başvuran, 65'i fonksiyonel dispepsi, 22'si ise duodenum ülseri tanısı alan 87 hastanın gastrik biyopsi örneklerinden kültürü yapılan H. pylori suşları alındı. Fonksiyonel dispepsi grubuna: normal, gastroduedonit, gastrit ve bulbutisii hastalar dahil edildi. 87 hastanın klaritromisin direnci ile ilişkisi olduğu bilinen 23S rRNA genindeki A2143G ve A2144G mutasyonları polimeraz zincir reaksiyonu ve restriksiyon parçacığı uzunluk poiimorfizmi yöntemi iie saptandı. CagA, vacA, İceA genotipleri saptanmasında da aiiele özgü polimeraz zincir reaksiyonu yöntemi kullanıldı. Sonuçlar ise agaroz jeide değerlendirmeye alındı. Hastaların %27.5'inde klaritromisine direnç saptandı. Hastaların %17.2'si A2144G, %10.3' ü A2143G mutasyonuna sahipti. IceAl genotipi %57.5 (fonksiyonel dispepsiii hastalarda %61.5, duodenai ülserli hastalarda %45.5), iceA2 genotipi ise %42.5 (fonksiyonel dispepsiii hastalarda %43.1, duodenal ülserli hastalarda %27.3) oranında gözlendi. Hastaların % 24.1 inde iceA1 ve iceA2 genotipleri bir arada görüldü, %3.4'ünde ise ne iceA1 ne de iceA2 genotipleri saptanmadı. H. pylori izolatlarında cagA geni pozitifliği %45.9 (fonksiyonel dispesili hastalarda %46.2, duodenai ülserli hastalarda %45.5'inde) olarak saptandı. VacA orta böige (middle region) genotipieri olan rn1 ve m2'ye bakıldığında ise, %18.4 oranında (fonksiyonel dispepsili hastaların %18.5 'inde, duodenal ülserli hastaların %18.2'sinde) vacA m1. %58 (fonksiyonel dispepsiii hastaların %56.9'unda, duodenal ülserli hastaların %59. 1'inde) vacA m2 genotipleri saptandı. H. pylori izolatlarında baskın genotip olarak vacA m2 genotipi gözlendi. Hastaların %24.5'inde ise vacA m1 ya da m2 genotiplerinden herhangi birine rastlanmazken, %3.4'ünde ise hem m1 hem de m2 genotipi bir arada görüldü. VacA s bölgesine bakıldığında, s2 genotipi yaygın, m ve s genotiplerine birlikte bakıldığında ise s2m2 ve s1m2 yaygın olarak (%23, %24) görüldü. Sonuç olarak, ülkemizde klaritromisine direnç oranı oldukça yüksek görüldü ve iceA2 geninin klaritromisin direnci ile ilişkisi buiundu. İceA, vacA ve cagA genotiplerinin gastrik hastalıklarla ilişkisi görülmedi. Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori, klaritromisin, direnç, 23S rRNA, vacA, cagA, İceA.