Direnç Egzersizlerinde Tekrar Süresinin Kas Kuvveti ve Hipertrofisine Etkileri
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜLYA ANDRE
Danışman: FIRAT AKÇA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı; farklı tekrar sürelerinde yapılan direnç egzersizi (DE) protokollerinin kas kuvveti, kassal dayanıklılık, kas hipertrofisi ve vücut kompozisyonu üzerine etkilerinin incelenmesidir. Araştırmaya fiziksel olarak aktif 21 erkek (x̄yaş:22,19 ± 1,94 years; x̄boy:171,07 ± 9,73 cm; x̄VA:71,92 ± 10,35 kg; x̄VYY= 14,91 ± 2,68) katılmıştır. Katılımcılar; YTG (1TM'nin %70 ile 2K:4E sn tempo); OTG (1TM'nin %70 ile 1K:2E sn tempo) ve STG (1TM'nin %70 ile serbest seçim tempo) olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Altı hafta süresince, haftada 3 gün yapılan DE sırasında 5 farklı egzersiz hareketi (bench press, leg cur, leg extension, triceps extension, barbell curl: 4 set, 10 tekrar, setler arası 2 dk ve hareketler arası 4 dk dinlenme) uygulanmıştır. Kas kuvvetinin belirlenmesi için 1TM test protokolü uygulanmıştır. Kassal dayanıklılığın ölçülmesi için 1TM'nin %50'si ile yapılabilen maksimal tekrar sayısı belirlenmiştir. Vücut kompozisyonlarının ölçümleri için DEXA kullanılmıştır. Kas kalınlıkları ultrasonografik görüntüleme ile değerlendirilmiştir. Tüm ölçümler 6 haftalık direnç egzersizi öncesinde ve sonrasında yapılmıştır. Kuvvet kazanımı, kassal dayanıklılık, kas kalınlığı ve vücut kompozisyonundaki olası değişimleri gözlemlemek ve grup zaman etkileşimini incelemek için SPSS 25.0 paket programında Karışık ANOVA uygulanmıştır. VYY değerleri ön test-son test değerleri arasında katılımcılarda istatiksel olarak anlamlı değişim görülmüştür. Ancak grup zaman etkileşiminde istatiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p=,834). Katılımcıların ön test-son test 1TM değerleri arasında tüm değişkenlerde istatiksel olarak anlamlı artış görülmüştür. Grup zaman etkileşiminde ise istatiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (pBP=,756; pLE=,216; pTE=,163; pLC=,935; pBC=,397). Katılımcıların ön test-son test kassal dayanıklılık değerlerinde uygulanan tüm egzersizlerde istatiksel olarak anlamlı artış saptanmıştır. Bench press ve triceps extension hareketlerinde YTG grubu lehine grup zaman etkileşiminde istatiksel olarak anlamlı fark saptanırken leg extension, leg curl ve biceps curl hareketlerinde benzer değişim olduğu görülmüştür (pBP<,001; pLE=,581; pTE<,001; pLC=,310; pBC=,066). Katılımcıların kas kalınlığı değerleri ön test son test sonuçları arasında istatiksel anlamlı fark saptanmıştır. Aynı zamanda Bicepssağp, Bicepssolp, Tricepssağp, Tricepssolp, Tricepssağorta ve Tricepssolorta kas kalınlığı değerlerinde grup zaman etkileşiminde YTG protokolü lehine istatiksel olarak anlamlı farklılık oluştuğu görülmüştür. Pectoralis major, quadriceps ve hamstring kas kalınlığı değerlerinde ise grup zaman etkileşiminde istatiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (Bicepssağp p<,001, Bicepssolp p<,001; Tricepssağp p=,032; Tricepssolp, p=,011; Tricepssağorta p=,024; Tricepssolorta p=,041). Leg curl hareketi haricinde uygulanan tüm egzersizlerde AZD değerlerinin YTG protokolünde diğer gruplara kıyasla daha yüksek olduğu görülmektedir (pBP=,0002; pLE=,0004; pTE=,0007; pLC=,567; pBC=,0007). Görsel analog skala skorlarının 4. haftaya kadar YTG'de daha yüksek olduğu sonrasında skorların benzer olduğu görülmektedir (p1-24=,024; p1-48=,026; p2-24=,008, p2-48=,017, p3-24=,013, p3-48=,019). Sonuç olarak; uygulanan tüm DE protokolleri kuvvet kazanımı ve kas hipertrofisi gelişiminde etkili olduğu, fakat YTG protokolünün avantaj sağlayabileceği görülmektedir. Ancak protokoller arasında birinin üstünlüğünü kanıtlayacak yeterli kanıt yoktur.