Osmanlı İlmiyye Tarîkinde İstihdam ve Hareket:Rumeli Kadıaskerliği Ruznâmçeleri üzerine bir tahlil denemesi (XVI. Yüzyıl)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tarih Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2009
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YASEMİN BEYAZIT
Danışman: Abdüllatif Armağan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:XVI. yüzyılda Osmanlı ilmiyye zümresinin konu edildiği bu çalışmada amaç, ilmiyye zümresine girişi, zümrenin devlet kadrolarında istihdam biçimini, ulemânın mansıblar arasındaki hareketliliğini ve mekândaki yer değiştirmelerini belirlemektir. Bunun için ilmiyye zümresine dair önemli kaynak durumunda olan kadıasker ruznâmçe defterleri ana veri tabanı olarak seçilmiştir. Araştırma dönemi olarak da ilmiyye bürokrasisinin klasik özelliklerinin tespitini yapmak üzere XVI. yüzyıl belirlenmiş, bu yüzyıla ait sadece Rumeli Kadıaskerliğine ait defterlerin bulunması dolayısıyla da istihdam ve hareket konusu Rumeli örneğinde incelenmiştir. Mülâzemet sistemine ait bürokratik kayıt görevinin Rumeli kadıaskerleri tarafından yürütülmesi sonucu ise mülâzım ruznâmçeleri silkin tümüne dair veriler sunmuştur.Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlere geçilmeden önce giriş bölümünde, kadıasker ruznâmçelerinin bürokratik ortamda ortaya çıkışı, üretim süreçleri ve özellikleri irdelenmiştir. Birinci bölümde mülâzım ruznâmçeleri verileri esas alınarak mülâzemet sisteminin ortaya çıkışı ve nedenleri, sistemin klasik karakterini kazanması, XVI. yüzyılın ikinci yarısındaki özellikleri ve işleyişi konu edilmiştir. İkinci ve üçüncü bölüm ise hareket ruznâmçeleri verilerine dayalı olarak kaleme alınmıştır. İlmiyye zümresinin silke girdikten sonraki istihdam süreçleri ve bu sürecin özellikleri ikinci bölümün konusudur. Bu bağlamda zümrenin tabi tutulduğu rotasyon sistemi, mansıba atanma ve mansıbtan ayrılma süreçleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise silkteki hareket konusu ele alınarak, zümrenin mansıbta, mekânda ve grup içindeki hareket biçimleri ve esasları araştırılmıştır.Bu araştırmalar sonucunda, XVI. yüzyılda ilmiyye tarîkinde önemli bir kurumsallaşma ve bürokratikleşme tespit edilmiştir. Bu faaliyetler ile silk klasik karakterine büründürülmüş, kayırmacı ilişkilerden arındırılmaya çalışılmış, diğer silklere nazaran homojen ve kapalı bir hüviyet kazanmış ve istihdam edilen ulemâ yürüttüğü tedrîs, kazâ ve iftâ hizmetleri ile toplumun ve devletin en önemli bürokratik unsurları arasında yerini almıştır.