Rastgele örneklenmiş bir erişkin grubunda kan basıncını ve sol ventrikül kitle indeksini etkileyen faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2001

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYNUR KÖSE

Danışman: KENAN ATEŞ

Özet:

ÖZET Kardiyovasküler hastalıklar tüm dünyada en önde gelen mortalite nedenidir. Kan basıncı yüksekliği kardiyovasküler morbidite ve mortaliteyi etkileyen önemli bir faktördür. Hipertansiyon tedavisinde amaç, kan basıncını normal olarak tanımlanan sınırlar içine düşürmek ve hastayı hipertansiyona bağlı hedef organ hasarından korumaktır. Bu çalışmada, farklı kan basıncı düzeyine sahip diğer yönleriyle normal kişilerde kan basıncını ve kardiyovasküler morbidite ve mortalitenin bağımsız bir göstergesi olan sol ventrikük kitle indeksini (SVKi) etkileyen faktörlerin irdelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya yaş ortalaması 40.1 ± 10.2 yıl olan 28'i kadın, 23'ü erkek toplam 51 kişi alındı. Tüm olgularda arteriyel kan basıncı ofis ve ayaktan 24 saatlik yöntemleriyle ölçümlendi. Demografik özellikler, biyokimyasal incelemeler, idrarda sodyum ve potasyum atılımları kaydedildi. Ayrıca tüm olgulara ekokardiyografık inceleme yapılarak SVKi belirlendi. Ofis ve ayaktan 24 saatlik kan basıncı ölçümleri arasında oldukça yakın korelasyonlar saptandı (sistolik kan basıncı için r=0.670. pO.001; diyastolik kan basıncı için r=0.548, p<0.001). Ayaktan 24 saatlik kan basıncı ölçümm verilerine göre olguların % 17.6*sında sistolik kan basıncı 140 mmHgnın, % 23.5"inde ise diyastolik kan basıncı 90 mmHg'nın üzerinde bulundu. Tek yönlü korelasyon analizinde yaş, cinsiyet, ailede hipertansiyon varlığı, vücut ağırlığı, uzunluk, vücut kitle indeksi, vücut yüzey alanı, hematokrit. açlık kan şekeri, ürik 36asit, trigliserid, VLDL-kolesterol ve HDL-kolesterol düzeyleri ile sistolik kan basıncı; ailede hipertansiyon anamnezi, vücut ağırlığı, uzunluk, vücut kitle indeksi, vücut yüzey alanı, hematokrit ve serum ürik asit düzeyi ile diyastolik kan basıncı arasında anlamlı ilişkiler saptandı. Diyetle alımın göstergesi olarak kabul edilen üriner sodyum ve potasyum atılımları ise kan basıncı ile ilişkili bulunmadı. Multivaryant analizde ise sistolik kan basıncını etkileyen bağımsız değişkenlerin vücut ağırlığı ve açlık kan şekeri; diyastolik kan basıncını etkileyen bağımsız değişkenin ise vücut ağırlığı olduğu saptandı. Ortalama SVKi erkeklerde 107.4 ± 22.4 gr/m2, kadınlarda 99.8 ± 20.9 gr/m2 bulundu. Buna göre, erkeklerin % 13.6 (n=3), kadınların ise % 17.9'unda (n=5) SVH mevcuttu. Sol ventrikül kitle indeksi ile sistolik ve diyastolik kan basınçları, yaş, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, vücut yüzey alanı, insulin. HDL-kolesterol ve ürik asit düzeyleri arasında anlamlı ilişkiler saptandı. Sistolik kan basıncı ile SVKi arasındaki korelasyon, diyastolik kan basıncına göre daha güçlü idi. Sistolik kan basıncının dahil edildiği multipl regresyon analizi modelinde SVKi'ni anlamlı olarak etkileyen tek bağımsız değişkenin sistolik kan basıncı; diyastolik kan basıncının yer aldığı modelde ise diyastolik kan basıncı ve yaş olduğu gözlendi. Sistolik kan basıncı ile SVKi arasındaki ilişki doğrusal idi ve normal olarak kabul edilen düzeylerde bile anlamlı korelasyon devam ediyordu. Farklı kan basıncı düzeyine sahip nisbeten küçük bir popülasyonda yaptığımız bu çalışmada, kardiyovasküler morbidite ve mortalitenin bağımsız bir göstergesi olan SVKi'ni anlamlı olarak etkileyen en önemli değişkenin arteriyel kan basıncı düzeyi; kan basıncını bağımsız olarak etkileyen en önemli değişkenin ise vücut ağırlığı olduğunu saptadık. Buna göre, özellikle diyet ayarlamaları ve egzersiz gibi uygulamalarla obezitenin önlenmesinin popülasyonun kan basıncının kontrolüne önemli katkılar sağlaması ve kardiyovasküler morbidite ve mortal iteyi azaltması beklenecektir. 37