Çocuklarda çölyak hastalığının klinik görünümü: Son 25 yılda değişen özellikler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LAMIYA AHMADOVA
Danışman: Zarife Kuloğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji Bilim Dalında 1998–2023 yılları arasında çölyak hastalığı (ÇH) tanısı alan çocukların demografik, klinik, antropometrik, laboratuvar ve histopatolojik özelliklerinin değerlendirilmesi ve 2010 yılı öncesi ile sonrası dönemler karşılaştırılarak hastalığın klinik görünümündeki zamansal değişimin ortaya konulması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Retrospektif kohort tasarımındaki çalışmaya, 1998–2023 yılları arasında ESPGHAN kriterlerine göre biyopsi ile doğrulanmış ÇH tanısı alan 0–18 yaş arası 355 çocuk dahil edildi. Hastalar tanı yılına göre 2010 yılı öncesi (n=131) ve 2010 yılı sonrası (n=224) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik, klinik, antropometrik, laboratuvar ve histopatolojik veriler hasta dosyalarından kaydedildi. Fenotipler Oslo kriterlerine göre klasik, klasik olmayan ve sessiz/subklinik olarak sınıflandırıldı. Antropometrik değerlendirmede Dünya Sağlık Örgütü büyüme eğrileri kullanıldı. Yaşa göre ağırlık (YGA), yaşa göre boy (YGB) ve vücut kütle indeksi (VKİ) z skorları hesaplandı. YGA z skoru yalnızca 10 yaş altındaki hastalar için değerlendirildi. Z skorunun -2 ile +2 arasında olması normal, YGB z skorunun -2'nin altında olması boy kısalığı, YGA z skorunun -2'nin altında olması düşük kiloluk, VKİ z skorunun -2'nin altında olması zayıflık ve +2'nin üzerinde olması obezite olarak tanımlandı. İstatistiksel analizde sürekli değişkenlerin karşılaştırılmasında Mann–Whitney U testi, kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında ise ki-kare testi kullanıldı; p +2 olan olguların oranı ise arttı (p<0,001). 17 Laboratuvar değerlendirmesinde hemoglobin düzeyi artarken anemi sıklığı anlamlı olarak azalmış; mikrobesin eksiklikleri içinde düşük MCV, ferritin eksikliği, folik asit eksikliği ve çinko eksikliği oranlarının da 2010 yılı sonrası dönemde anlamlı olarak azaldığı görülmüştür (p<0,001). Protrombin zamanı uzunluğu ve karaciğer enzim yüksekliği oranları da 2010 yılı sonrası dönemde daha düşük bulunmuştur (PT, ALT ve AST için sırasıyla p<0,001, p<0,001 ve p=0,008). Ayrıca 2010 yılı sonrasında ANA pozitifliği anlamlı olarak azalmıştır (p<0,001). Buna karşın D vitamini eksikliği sıklığı artmış (%47,6'dan %70,8'e; p=0,029) ve kemik mineral yoğunluğu ortanca z skoru daha düşük saptanmıştır (p=0,044). tiroit otoantikorları, anti-LKM, anti-LC1 pozitifliği, tiroit fonksiyon bozukluğu ve nörogörüntüleme bulguları açısından dönemler arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuç: Son 25 yılda çocukluk çağı çölyak hastalığının klinik görünümünde belirgin değişim olduğu görülmektedir. 2010 yılı sonrasında klasik malabsorpsiyon bulguları, büyüme geriliği, malnütrisyon, hematolojik ve biyokimyasal bozukluklar daha düşük oranlarda saptanırken; klasik olmayan ve subklinik (sesiz) fenotipler artmıştır. Bu durum, günümüzde ÇH'nin daha hafif veya atipik tablolarla ortaya çıkabildiğini ve klinisyen farkındalığının yüksek olması gerektiğini desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Çölyak hastalığı, çocuk, fenotip