Rusya'nın Balkan politikası (1696 - 1840)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OKTAY BERBER

Danışman: ÜÇLER BULDUK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

1696 yılında Azak Kalesi'nin ele geçirilmesiyle birlikte Balkanlar'da yaşayan Ortodoksların ilgisini çeken I. Petro, bundan sonra kurtarıcı gözüyle algılanmaya başlamıştır. Ölümüne kadar geçen süreç içerisinde Balkanlar'da uyguladığı politikalar halefleri tarafından temel kabul edilmiş, 1774 yılında Küçük Kaynarca Antlaşması'nı Osmanlı Devleti'ne imzalatmaya muvaffak olan II. Katerina ise, Petro'nun politikalarının en başarılı uygulayıcısı olmuştur.Ortodoksluğu Balkan politikasının bir parçası sayan Rusya için Küçük Kaynarca Antlaşması en önemli kazanımlardan biri sayılmaktadır. Çünkü bundan sonra Balkanlar'da konsolosluk açma yetkisine sahip olan Rus çarları, bölgede yaşayan Hıristiyan halkı daha rahat bir şekilde yönlendirme imkanına sahip olmuştur. Ayrıca bu antlaşma ile elde edilen Karadeniz'de seyrüsefer ve Osmanlı topraklarında yaşayan Ortodoksları himaye hakları, Rusya'nın Türk topraklarında daha rahat hareket edeceği bir dönemi başlatmıştır.1815 yılında ?Şark Sorunu?nu Avrupa devletlerinin gündemine sokan Rusya, Osmanlı Devleti topraklarında yaşanan bütün gelişmelere büyük güçlerin müdahil olmasının önünü açmıştır. Özellikle Rusya'nın uyguladığı politikalar, Osmanlı Devleti'ni batılı güçlerin ortak çıkarlarının merkezi haline gelmiştir. Yaşanan gelişmeler Osmanlı'nın 1840 Londra Mukavelesi ile İngiltere, Avusturya, Fransa, Prusya ve Rusya'nın ortak himayesine girmesine sebep olmuştur. Bu durum ise, Rusya'nın Osmanlı topraklarını topyekün ilhak planını çıkmaza sokmuştur.