Behçet hastalığında periferik kan lenfosit popülasyonunda eksprese edilen FAS (CD95)'ın belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 1998

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERGİN AYAŞLIOĞLU

Danışman: Tahsin Murat Turgay

Özet:

ÖZET Behçet hastalığı patogenezinde immünolojik mekanizmaların oldukça önemli bir yeri vardır, hastalık belirti ve bulgularından immün mekanizmalarla tetiklenen inflamasyon sorumludur. Olayın ortaya çıkışım muhtemelen herpes virus ve streptokok gibi bir dış etken indüklemekte, mononükleer hücreler, nötrofil, monosit ve endotel hücreleri, değişik sitokin ve mediatörlerin rol oynadığı, birbiri ile ilişkili reaksiyonlar sonucu hastalık gelişmektedir. Apopitoz, immün sistemin düzenlenmesi ve fonksiyonları için önemli bir mekanizmadır. Çalışmamızda, Behçet hastalarının periferik kan lenfositlerinde, apopitozla ilişkili bir molekül olan Fas(CD95) ekspresyonu incelenmiş ve 'üçlü- boyama flow sitometri' analizi yapılarak, CD95, CD45RO ve CD4/CD8 ekspresyonları bir arada değerlendirilmiştir. Çalışmaya 34'ü aktif, 28 'i inaktif olmak üzere 62 Behçet hastası alınmış, kontrol grubunu ise benzer yaş ve cinsiyetteki 29 sağlıklı birey oluşturmuştur. Kontrol grubu, aktif ve inaktif BH'larında, Fas(CD95) ekspresyonu başlıca CD45RO+(hafıza, önceden aktive olmuş) T hücreleri üzerinde saptanmıştır. CD4+, CD8+ lenfositler üzerindeki CD95 ekspresyon sonuçları, her üç grup için birbirleri ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmemiştir(p>0.05). CD19+ hücrelerdeki CD95 ekspresyonu, CD4+,CD8+ hücrelere göre daha düşük oranda olmakla beraber, gruplar arasında farklılık saptanmamıştır(p>0.05). Behçet hastalığında, Fas ile ilişkili apopitozin değerlendirilmesinde, periferik kan lenfositlerinde, invitro aktivasyon ile Fas ve FasL ekspresyonun belirlenmesinin, anti-Fas MoAb'lar ile inkübasyonu takiben apopitozun gösterilmesinin ve dokularda 38apopitozun değerlendirilmesinin gerekli olduğunu düşünmekteyiz. Behçet hastalığı patogenezinde apopitozla ilgili defektleri belirlemek amacıyla yapılmış az sayıda çalışma mevcut olup, daha ileri araştırmalara gerek vardır. Bizim çalışmamızda ortaya konulan bu bulgular yapılacak yeni araştırmalara ışık tutacaktır. 39