Benign ve malign melanositik proliferasyonlarda epigenetik değişiklik belirteçleri 5-hidroksi metil sitozin ve histon deasetilaz-6'nın tanısal değeri ve histopatolojik prognostik parametrelerle ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASLIHAN YAVAŞ
Danışman: AYLİN HEPER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Melanositik deri tümörleri, oldukça çeşitli klinik, histopatolojik ve genetik özelliklere sahip benign ve malign neoplazileri içeren geniş bir spektrumdur. Melanositik lezyonların yorumlanması, benign-malign ayrımı dermatopatolojide sık karşılaşılan zorluklardan bir tanesidir. Çok agresif bir tümör olan malign melanom ile benign melanositik lezyonların ayırıcı tanısında ve bu lezyonların biyolojik davranışlarının tahmininde yararlı olacak güvenilir biyobelirteç eksikliği mevcuttur. Melanomun gelişimi ve ilerlemesinde genetik olayların yanında epigenetik mekanizmalar da rol almaktadır. Çeşitli patolojik ve biyolojik süreçler için önemli bir epigenetik değişiklik olan 5. pozisyondaki sitozinin metillenmesi ile oluşan anormal DNA metilasyonu son zamanlarda üzerinde oldukça durulan bir mekanizmadır. Kromatin yapısının düzenlenmesinde rol alan diğer bir epigenetik mekanizma histon modifikasyonudur. Histon deasetilazlar (HDAC) ve histon asetil-transferazlar (HAT) birçok hastalıkta gen ekspresyonunun epigenetik düzenlenmesinde rol oynarlar. Bu çalışmada epigenetik belirteçler olan 5-hmC ve HDAC6 ifadesinin malign, borderline ve benign melanositik lezyonların ayrımında tanısal yararının; primer melanomda histopatolojik prognostik parametreler ile ilişkisinin araştırılması planlanmış; ayrıca primer ve metastatik melanomlarda karşılaştırarak, bu epigenetik değişikliklerin tümör progresyonundaki rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal Metod: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı'nda, 2005-2018 yılları arasında incelenmiş olan 110 benign (22 dermal nevus, 22 konjenital nevus, 22 displastik nevus, 22 Spitz nevus, 22 mavi nevus), 110 primer malign (24 nodüler melanom, 24 yüzeyel yayılımlı melanom, 22 akral lentijinöz melanom, 22 lentigo maligna melanom, 18 özel tip melanom [spitzoid, nevoid, desmoplastik, iğsi hücreli]), 8 borderline melanositik lezyon ve 100 melanom metastazı (30 deri, 30 yumuşak doku, 30 lenf nodu ve 10 visseral metastaz) olgusu olmak üzere toplam 328 olgu çalışmaya dahil edilmiştir. Ayrıca bu olgular arasından alt tiplerden bağımsız olarak hem primer lezyonun hem de metastatik lezyonun aynı hastaya ait olduğu 24 olguluk bir grup oluşturulmuştur. Hastaların yaşı, cinsiyeti, lezyon lokalizasyonu not edilerek olgulara ait H-E boyalı kesitler yeniden incelenmiş ve histopatolojik parametreler değerlendirilmiştir. Histopatolojik parametreler primer melanom olgularında Breslow tümör kalınlığı, Clark invazyon seviyesi, mm2' de mitoz sayısı, ülserasyon, regresyon, lenfovasküler invazyon, perinöral invazyon durumu ve tümör infiltre eden lenfositlerin (TİL) varlığı ve yoğunluğu; benign lezyonlardan dispastik nevuslarda atipi derecesi ve tüm lezyonda mitoz sayısı; Spitz nevus ve borderline grubunda ise tüm lezyonda mitoz sayısıdır. İmmünhistokimyasal analizlerde tüm olgularda anti-HDAC6 boyanmasına rağmen, teknik nedenlerden dolayı anti-5-hmC 214 olguya uygulanabilmiş; değerlendirmeler preparatlar dijital olarak taranarak dijital görüntüler üzerinden, boyanma yüzdesi ve şiddetini içeren H-skoru ile yapılmıştır. Verilerin analizi "SPSS version 20" paket programı kullanılarak yapılmış, p<0.05 için sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Tüm olguların yaş ortalaması 49.4'tür (6-92). Olguların %52.1'i (n:171) kadın, %47.9'u (n:157) erkektir. Primer malign ve metastaz ana tanı gruplarının yaş ortalaması benign ve borderline ana tanı gruplarından yüksektir (p<0.05). En küçük yaş ortalaması Spitz nevus olgularına aittir; dermal, displastik ve mavi nevus olgularından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşüktür (p<0.05). Displastik ve konjenital nevuslar gövde, mavi nevuslar ekstremite, lentigo maligna melanomalar ağırlıklı olarak baş-boyun yerleşimlidir. Lenf nodu metastazı grubunda en fazla inguinal lenf nodu metastazı, visseral metastaz grubunda ise en çok akciğer metastazı bulunmaktadır. Histopatolojik prognostik parametreler açısından; nodüler melanom, akral lentijinöz melanom hariç, diğer tip melanomlara kıyasla daha fazla Breslow tümör kalınlığına sahiptir (p<0.05). Nodüler melanom, yüzeyel yayılımlı melanom, lentigo maligna melanoma ve özel tip melanomlara göre daha fazla mitoz içermektedir (p<0.05). Displastik nevuslarda, atipi derecesi ile mitoz arasında pozitif korelasyon vardır (p<0.05, r:0.497). Lenfovasküler invazyon daha çok nodüler (%20.8) ve akral lentijinöz melanomlarda (%13.6) gözlenirken, perinöral invazyon açısından melanom tipleri arasında farklılık saptanmamıştır. Ülserasyon en sık nodüler (%58.3) ve akral lentijinöz (%36.4) melanomda mevcuttur. Regresyon en fazla yüzeyel yayılımlı melanomdadır (%16.7). Primer melanom grupları arasında TİL açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Epigenitik belirteçlerin analizlerinde benign lezyonlarda daha fazla ve yoğun 5- hmC ekspresyonu bulunurken, primer malign ve metastatik lezyonlarda parsiyel ya da total kayıp mevcuttur. Dermal nevus, displastik nevustan ve konjenital nevustan daha fazla 5- hmC ekspresyonu göstermiştir; konjenital nevus, displastik nevusa benzer 5- hmC ekspresyonu sergilemiştir. Dermal, displastik, konjenital nevus grupları, primer melanom olgularından daha yüksek 5- hmC H-skoruna sahiptir. Primer melanom ve melanom metastazı olguları arasında hem ana gruplarda hem de alt tanı grupları arasında 5- hmC farkı bulunmamaktadır. 5-hmC; Breslow kalınlığı, Clark invazyon seviyesi ve mitoz ile negatif korelasyon, TİL ile pozitif korelasyon göstermiştir. HDAC6 H-skoru ile prognostik parametreler arasında istatistiksel anlamlı düzeyde ilişki saptanmamıştır. Primeri ve metastazlarının aynı hastaya ait olduğu grupta metastatik lezyonlarda daha yüksek HDAC6 ekspresyonu saptanmış; 5-hmC ekspresyonu farklılık göstermemiştir. Sonuç: Bu çalışmada elde edilen bulgular 5- hmC'nin disregülasyonunun melanom patogenezinde erken aşamalarda meydana geldiğini ve benign ve malign melanositik lezyonlarda faydalı bir tanısal ve prognostik marker olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca konjenital nevusların 5-hmC ekspresyonu açısından displastik nevuslara benzer bir profil sergilemesi konjenital nevusların diğer benign melanositik lezyonlardan biyolojik farklılığını vurgulamaktadır. Çalışma immünhistokimyasal yöntem ile çok geniş bir melanositik lezyon serisinde parafin takipli insan dokularında HDAC6 ekpresyonunu araştıran ilk çalışmadır. Primer malign lezyonu ve metastazı aynı hastaya ait olan lezyonlardaki sonuçlar HDAC6'nın metastazı kolaylaştırıcı etkileri olabileceğini, HDAC6'yı hedef alan terapötik ajanların melanom tedavisinde faydasının olabileceğini düşündürmüştür. Ancak bu sonuçların farklı ve büyük hasta serilerinde de desteklenmesi faydalı olacaktır. Anahtar kelimeler: melanositik lezyonlar, prognostik histopatolojik parametreler, epigenetik belirteçler, 5-hidroksi metil sitozin (5-hmC), histon deasetilaz (HDAC6)