Hatay ilinde 2015-2018 yılları arasında hasta hakları birimleri ile hasta hakları kurullarına yansıyan başvurular özelinde sağlık çalışanlarına şiddet olguları ile bu olguların beyaz kod başvurusuna dönüşme durumlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ADLİ BİLİMLER ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FERAY SÖNMEZ

Danışman: AFSUN EZEL ESATOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışmanın amacı, Hatay İl Sağlık Müdürlüğü Hasta Hakları Kurulu'na ve İl Beyaz Kod Koordinatörlüğü'ne yapılan başvuruların dağılımı ve sağlıkta meydana gelen şiddet olaylarının nedenlerinin belirlenmesi, tarafların sorun oluşumundaki payları ve soruna yaklaşımları ile kişilerin şiddet anında ve sonrasında gelişen olayları nasıl algılayıp değerlendirdikleri bilgisi ile sorunun kaynağına yönelik çözüm yollarının belirlenmesidir. Çalışmada hak kavramı, insan hakları ve tarihsel gelişimi, hasta hakları ve tarihsel gelişimi, yasal düzenlemeler, hak ihlalinin önlenmesine yönelik çalışmalar, şiddet kavramı, nedenleri, etkileri ve türleri, şiddeti önlemeye yönelik düzenlemeler ve beyaz kod uygulamaları kuramsal düzeyde incelenmiştir. Tanımlayıcı ve retrospektif olarak gerçekleştirilen çalışmada Hatay İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Beyaz Koordinatörlüğü ve Hasta Hakları Koordinatörlüğü'ne yapılan tüm başvurulara ilişkin dosyalar, hastaların kimlik bilgilerinin gizli kalması prensibine uyularak incelenmiştir. Çalışma evrenini Hatay İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde Hasta Hakları Kurulları ile Beyaz Kod İl Koordinatörlüğü'ne yapılan tüm başvurular oluşturmuştur. Bu kapsamda, Hasta Hakları Kurullarına yapılan 131 başvuru ile Beyaz Kod İl Koordinatörlüğüne yapılan ve beyaz kod kapsamında olan 381 başvuru analiz edilmiş, şiddet eylemlerinin meydana gelmesinde tarafların rolü ve şiddet algısına yönelik sonuçlar da ortaya konulmuştur. 2015-2018 yılları arasında yapılan hasta hakları başvurularının büyük bir çoğunluğunun yerinde çözüldüğü ve başvuruların yıllar içerisinde azalma eğiliminde olduğu tespit edilmiştir. Başvuruların çoğunluğu erkekler tarafından yapılmış, bireylerin %19,1'inin öğrenim durumunu da bildirmediği, bildirenlerin %27,5 inin ilköğretim, %25,2 sinin lisans, % 20,6 sının lise mezunu olduğu saptanmıştır. Yapılan başvuruların çoğunluğu hastaların kendileri tarafından yapılmıştır. Başvuranların yaşlarını belirtmeme eğiliminde oldukları ve yaşını belirtenlerin çoğunluğunu 38-42 yaş arası bireylerin oluşturduğu tespit edilmiştir. Sağlık hizmeti sunumunda bireylerin en çok hizmetten faydalanma ve saygınlık ve rahatlık ihtiyacı hissettiği sonucu ortaya çıkmıştır. Hak ihlali olduğu yönünde karar verilen başvuruların çoğunluğunun hizmetten genel olarak faydalanma hakkı ile saygınlık görme ve rahatlık hakkına ilişkin olduğu saptanmıştır. Yapılan başvuruların büyük çoğunluğunun devlet hastanelerinden, polikliniklerde sunulan sağlık hizmetleri nedeniyle yapıldığı tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen başvurular içerisinde hekimlerin en çok şikâyet edilen meslek mensubu oldukları anlaşılmıştır. Yapılan şiddet bildirimlerinde yıllar içerisinde bir artış olduğu gözlenmiştir. Başvuruların büyük çoğunluğuna hukuki yardım sağlanmıştır. Yapılan yargılama sonucunda hakkında karara varılan başvuru sayısının çok az olduğu saptanmıştır. Bildirilen şiddet eylemlerinin çok büyük bir çoğunluğunun 23-42 yaş aralığında bulunan bireyler, erkek bireyler ve hasta yakınları tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Yapılan şiddet başvurularının nedenlerinin ilk sırasında hasta/hasta yakını tutumu ve davranış hatalarının yer aldığı görülmektedir. Şiddetin en sık gerçekleştiği sağlık tesislerinin devlet hastaneleri olduğu tespit edilmiştir. Şiddet eylemlerinin yarısından fazlasının sözel şiddet şeklinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Şiddete en sık maruz kalan meslek gurubunun hekim dışı sağlık personeli ve kadın sağlık meslek mensupları olduğu tespit edilmiştir. Şiddetin önlenebilmesi amacıyla hasta hakları ve beyaz kod uygulamalarına yönelik kanun düzeyinde bir yasal düzenleme yapılmasının uygun olabileceği düşünülmektedir. Hasta Hakları Bildirim Sistemi ve Beyaz Kod Sistemlerinin veri giriş ekranlarının işlenmesi gereken her verinin başvurucu tarafından sisteme işlenmesini zorunlu hale getirecek şekilde güncellenmesi ve her iki sistemin birbirine entegre edilmesi önerilmektedir.