Gallik Asidin Deneysel Kolon Kanseri Oluşturulan Ratlarda Endoplazmik Retikulum Stres Yolağı ve Bağırsak Epitel Kök Hücreleri Üzerine Etkileri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÇİĞDEM FİDAN

Danışman: Erdinç Devrim

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kolon kanseri normal işleyen kolon epitelinin adenomatöz poliplere dönüşmesinden kaynaklanmaktadır. Kolorektal kanserin, gıda bileşenleri veya diyet tarafından indüklenen bağırsak mikrobiyotasının bileşiminin kademeli olarak bozulmasından kaynaklanabileceği bildirilmiştir. Yeni parametrelerinin araştırılması, hastalığın patofizyolojisini daha iyi ortaya koymamızın yanı sıra erken teşhis ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından önemlidir. Özellikle çay, üzüm ve mor renkli meyvelerde yoğun olarak bulunan gallik asit polihidroksifenolik bileşikler içerisinde sınıflandırılmaktadır. Araştırmamızda deneysel kolon kanseri oluşturduğumuz ratlarda gallik asidin (GA) hastalığı önleyici ve/veya tedavi edici etkilerini araştırdık. Çalışmamızda 72 adet wistar erkek rat randomize olarak 6 gruba ayrılmıştır. Deney süresi toplam 20 haftadır. Birinci grup kontrol grubu olarak yer almaktadır. İkinci ve üçüncü gruptaki ratlara ise sırasıyla deney süresinin ilk ve son 10 haftası olmak üzere 50 mg/kg GA verilmiştir. Dördüncü gruba ilk 10 hafta boyunca haftada bir kez 30 mg/kg DMH enjekte edilmiştir. Beşinci gruba ilk 10 hafta boyunca GA+DMH verilmiştir. Altıncı gruba ise ilk 10 hafta DMH sonraki 10 hafta GA verilmiştir. Ratlardan alınan örneklerde oksidatif stres parametreleri, kalsiyum, total protein, HIF-1α ve midkin düzeyleri analiz edilmiştir. Ratlardan alınan kolon dokusunda western blot analiziyle UPR sinyal yolağındaki proteinlerin ve LGR5 proteinin ifadesine bakılmıştır. Midkin düzeylerinin DMH grubunda kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olduğu görülmektedir (p<0,05). GRP-78, ATF-4 ve LGR5 protein ifadelerinin kontrol grubuna göre DMH uygulanan grupta anlamlı düzeyde arttığı görülmüştür (sırasıyla Kontrol: 1,00±0,55, DMH: 4,73±2,67; Kontrol:1,00±0,37, DMH: 2,83±1,81; Kontrol:1,00±0,26; DMH: 2,24±1,02). PERK protein ifadesinin ise DMH grubuna göre son aşama GA olan grupta anlamlı derecede azaldığı gözlenmiştir (DMH: 1,4±0,37; Son aşama GA: 0,81±0,16). Araştırmamızda sadece DMH enjekte edilen gruba göre GA verilen gruplarda tümör/polip sayılarında anlamlı azalma görülmektedir. Sonuç olarak oksidatif stres, kök hücre ve endoplazmik retikulum stresine ilişkin yolaklarda gruplar arasında önemli farklılıklar görüldüğü için gallik asit kolon kanserindeki önleyici rolü veya tedavideki yeri açısından yol gösterici olabilir. Bu bulguların daha ileri araştırmalar ile desteklenmesi gereklidir.