Sürekli ve ayaktan periton diyalizi hastalarında intraperitoneal Heparin uygulamasının peritoneal solüt transportu üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, NEFROLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2000
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MURAT ÜRE
Danışman: KENAN ATEŞ
Özet:ÖZET Kronik periton diyalizi, son dönem böbrek yetmezlikti hastaların tedavisinde, hemodiyalize alternatif bir yöntem olarak giderek artan bir yaygınlıkla kullanılmaktadır. Geçirilen peritonit ataklarına ve diyaliz solüsyonlarının biyo- uyumsuz özelliklerine bağlı membran yetersizliği ve yüksek peritoneal protein kayıpları, bu tedavi yönteminin uzun süreli kullanımını sınırlayan önemli sorunlardır. Bu sorunların önlenmesine yönelik çabalardan birisi de glikozaminoglikanlar, heparin ve hyaluronan gibi ajanların kullanılmasıdır. Bu çalışmada, ucuz, emniyetli ve periton diyalizi hastalarında değişik amaçlarla yaygın olarak kullanılan bir ajan olan heparinin peritoneal solut transportu üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yaş ortalaması 38.0 ± 9.2 yıl ve median izlem süresi 30 ay olan 15'i erkek, 6'sı kadın toplam 21 stabil SAPD hastası çalışmaya dahil edildi. Peritoneal transport, sık örneklemeli peritoneal eşitlenme testi (PET) ile değerlendirildi. Tüm olgulara bazal inceleme yapıldı ve ertesi gün 5.000 ünite heparin ilave edilmiş diyaliz solüsyonu kullanılarak test tekrarlandı. Çalışma sırasında sodyum, potasyum, üre nitrojen, ürik asit, kreatinin, glukoz, inorganik fosfor ve folik asit gibi küçük molekül ağırlıklı solütler ile total protein, albumin, IgG, IgA ve IgM gibi büyük molekül ağırlıklı solütlerin diyalizat/plazma (D/P) oranları ve/veya tek değişimdeki klirensleri 28hesaplandı. Ayrıca, diyalizat drenaj volümü ile diyalitik CA 125 atılımı belirlendi. Elde edilen sonuçlar, eşleştirmen Student t-testi kullanılarak karşılaştırıldı. intraperitoneal heparin uygulaması ile küçük molekül ağırlıklı solütlerin peritoneal transportunda, diyalitik CA 125 atılımında ve drenaj volümünde anlamlı değişiklikler saptanmadı. Büyük molekül ağırlıklı solütlerin D/P oranlarında ve klirenslerinde ise genel bir azalma gözlendi. Bu azalmalar albümin ve IgG için anlamlı bulunurken (p 0.05). Heparin uygulaması sırasında plazma aPTT ölçümlerinde herhangi bir değişiklik olmadı. Bulgularımız, özellikle artmış peritoneal protein kaybına bağlı malnütrisyon eğilimi olan kronik periton diyalizi hastalarında, heparinin protein atılımının azaltılmasında etkin ve emniyetli bir ajan olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Heparinin bu etkisine aracılık eden mekanizmalar kesin olarak aydınlatılamamış olmakla beraber, en olası etki mezotelyal ve kapiller endotelyal yüzeyler üzerindeki anyonik yüklerin modülasyonu olarak görünmektedir. Solut ve sıvı transportu üzerine uzun süreli etkilerin ve etki mekanizmalarının belirlenebilmesi için daha ileri çalışmalara gereksinim vardır. 29