Sınıf III ortognatik cerrahi vakalarında cerrahi öncesi ve sonrası çiğneme kaslarının elektromyografi, ultrasonografi ve ultrasonografik elastografi ile incelenmesi


Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ SUNAL

Danışman: TÜLİN UFUK TOYGAR MEMİKOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ağır iskeletsel Sınıf III deformite estetik ve fonksiyonel problemlere neden olmakta ve tedavisi ortodontik ve ortognatik cerrahi işbirliğini gerektirmektedir. Bu çalışmanın amacı iskeletsel ve dental Sınıf III bireylerde ortognatik cerrahi tedavi ile elde edilen yeni oklüzyon ve iskeletsel morfolojiyle stomatognatik sistemin parçası olan temporal, masseter, anterior digastrik ve geniohyoid kaslarda meydana gelen değişiklikleri EMG, ultrasonografi ve ultrasonografik elastografi yöntemleriyle incelemek ve bu değişiklikleri kontrol grubu ile karşılaştırmaktır. Çalışma grubunu ortodonti-ortognatik cerrahi kombinasyonu ile tedavi edilecek dental ve iskeletsel sınıf III (SNA°: 79,01±2,49; SNB°: 84,17±3,30; ANB°: -5,19±2,82) 15 birey ve kontrol grubunu dental sınıf I 15 birey oluşturmaktadır. Çalışma grubundan cerrahi öncesinde (T1), cerrahiden 3 ay sonra (T2) ve kontrol grubundan anterior temporal, masseter ve anterior digastrik kas aktivitelerinin değerlendirilmesi amacıyla EMG kayıtları, masseter, anterior digastrik ve geniohyoid kas boyutlarının incelenmesi amacıyla ultrasonografi görüntüleri ve sertliğin değerlendirilmesi için ise ultrasonografik elastografi görüntüleri elde edilmiş ve bu görüntüler üzerinde ölçümler yapılmıştır. Analizler IBM SPSS Statistics 22 paket programı kullanılarak yapılmıştır. T1 ve T2 dönemlerinde incelenen kaslardan elde edilen EMG aktiviteleri arasında anlamlı farklılık bulunmamaktadır. T1 ve T2 dönemleri arasında masseter kasın istirahat kalınlığı ve genişliğindeki değişim anlamlı değil iken maksimum diş sıkma sırasında (MİK) kasın kalınlığındaki artış ve genişliğindeki azalma istatistiksel olarak anlamlıdır ancak kontrol grubu değerlerine erişememiştir. Anterior digastrik kasın hem istirahat hem de MİK kesit alanı T2 döneminde istatistiksel olarak azalmıştır. Geniohyoid kasın kesit alanında ise cerrahi ile anlamlı bir değişiklik meydana gelmemiştir. T1 döneminde T2 dönemine göre tüm kasların sertliğinde artış meydana geldiği gözlenmiştir. Bu çalışmadaki sonuçlar değerlendirildiğinde, kas aktivitesinde ve boyutlarında iyileşme gözlense de cerrahi sonrası 3 aylık dönemin çiğneme kaslarının yeni oklüzyona ve iskeletsel morfolojiye adaptasyonu için erken bir dönem olduğu, bu nedenle uzun dönem sonuçların değerlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Kas adaptasyonunun erken dönemde sağlanması amacıyla myofonksiyonel terapi ve cerrahi sonrasında oluşan ödemin dağılması, elevatör kasların serbestleşmesini sağlamak amacıyla ılık kompres ve masaj uygulamaları önerilebilir.