Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Elvan SESLİ
Danışman: VAHİT GÖKTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada Dr. Münir Derman Hoca'nın hayatı, eserleri ve tasavvufi görüşleri incelenmiştir. Hayatı kendi eserleri ve talebelerinin verdiği bilgiler göz önüne alınarak derlenmiştir. Eserleri öncelikle bir bütün olarak incelenmiş sonra tasavvufi görüşleri içinden ayıklanarak bu görüşler üzerinden tekrar tek tek taranmıştır. Münir Derman Hoca bir tarikata bağlanmadan insanın nasıl hakiki bir insan olabileceğini örnek yaşantısıyla göstermiştir. Şeriatta davet vardır ama tasavvufta yoktur. İnsan bu yola zorla değil de gönül rızasıyla girerse bu zorlu yolculukta ihtiyaç duyacağı diğer her şey kendi içinde saklıdır. Tasavvuf bir metot, bir yoldur. Bu yoldan giden insanların elde ettiği bilgi ise kendi öz bilgisidir. İşte bu bilgiler ışığında tezin ikinci ve üçüncü bölümünde Münir Derman Hoca'nın tasavvufî görüşleri ve O'nun insan hayatının pratik unsurlarına nasıl baktığı farklı bir bakış açısıyla yansıtılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada öncelikle Münir Derman Hoca'nın tasavvuf anlayışında önemli bir yer tutan unsurlar incelenmiştir. Halvet, zikir, sabır, şükür ve salavat gibi kavramlara O'nun nasıl baktığı gösterilmiştir. Yine Münir Derman Hoca'nın tasavvufta üzerinde en çok tartışılan konulardan biri olan vahdet-i vücut anlayışının neresinde durduğu incelenmiştir. Bu çalışmada öncelikle ulaşılan sonuçlardan biri de Münir Derman Hoca'nın namaz, oruç, hac ve zekât gibi İslam'ın esasları hakkında ilmihal bilgilerinden farklı açıklamalarda bulunmasıdır. Tezde de gösterildiği üzere bu farklılığın sebebi şeriat, tarikat ve hakikat farkıdır. Çalışmanın sonuna O'nun etrafındaki insanlara tavsiyelerini ve veciz sözlerini koyduk. O'nun tasavvuf ile pratik hayattaki değerlendirmelerinin özeti şeklindeki bu cümlelerin Münir Derman Hoca'nın daha iyi anlaşılmasında önemli bir ayrıntı olduğunu düşündük. Böylece O'nun üstün zekâsını, ince ve derin bakış açısını böylece göstermeye çalıştık.