Lezbiyen ve geylerin gelişim boyutlarına göre yaşadığı sorunlar ve sosyal hizmet gereksinimleri
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, SOSYAL HİZMET ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HACER DUYGU BÖLÜKBAŞI
Danışman: VELİ DUYAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Eşcinsel bireyler evde, okulda, işte, akran grupları arasında kısacası toplumun her alanında çeşitli biyo-psiko-sosyal sorun ve zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu araştırmanın amacı lezbiyen ve gey bireylerin kendi anlatı ve algılamalarının yansıtıldığı yaşam deneyimleri ile fiziksel, bilişsel, duyuşsal, sosyal, tinsel alanda sorunlarının ve ihtiyaçlarının neler olduğunun belirlenmesidir. Araştırma nitel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 2019-2020 yılları arasında 15 gey 15 lezbiyen birey olmak üzere 30 katılımcı ile kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde Maxqda 2018 nitel veri analizi programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, lezbiyen ve gey bireylerin fiziksel, bilişsel, duyuşsal, sosyal, tinsel alanda kendini keşfetme sürecinden, açılma sürecinden, aile ve yakın çevre ile olan ilişkilerden, heteroseksist toplum yapısından kaynaklı toplum baskısından, toplumdan aldığı hizmetlerden kaynaklanan sorun ve zorluklar yaşadıkları belirlenmiştir. Özellikle toplumdaki heteroseksist normlardan kaynaklanan sorunların lezbiyen ve gey bireyleri fiziksel, bilişsel, duyuşsal, sosyal, tinsel boyutların her birinde önemli derecede etkilediği belirlenmiştir. Toplumda cinsel yönelimin heteroseksüellik ile ilişkilendirilmesi katılımcıların çoğunluğunun kendini kabullenme ve açılma süreçlerini güçleştirmiştir. Bu durumun katılımcıların duygusal çatışmalar yaşayarak güçsüzleşmesine neden olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda katılımcılar bu süreçte çoğunluğu duygu oaklı olmak üzere çeşitli baş etme mekanizmaları geliştirmiş oldukları görülmektedir. Katılımcıların tinsel alandaki dini ve yaşamı anlamlandırmayı sağlayan hümanizm, doğacılık gibi dini olmayan yönelimlerinin katılımcıların iyi oluşlarına etki ettiği saptanmıştır.