Kütüb-i Sitte'de şiir


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, HADİS ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ABDOULAYE OUSSEINI SOULEY

Danışman: ENBİYA YILDIRIM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Şiir, Araplar nezdinde sanatını İslâmiyetten 150 veya 250 yıl önce ortaya çıkarmıştır. Şiir demek: "Bilerek, kasıtlı olarak söylenmiş kafiyeli sözlerdir." Yani şiir kasıtlı olmadığı için Kur'an'daki ayetler ve Hz. Peygamber'in (sav.) sözleri bunun dışındadır. Allah, Hz. Peygamber'e (sav.) şiir okumayı yasaklamış ve şöyle buyurmuştur: "Biz, o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O (na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır." Allah O'na şiir yazımını da yasaklamış ve yazma isteği de ondan almıştır. Böylece Hz. Peygamber'e (sav.) kasıtsız şiir ve vezin uğramamıştır. Şiirlerin özel kuralları ve düzenlemeleri vardır. Şiir vezin düzenini sağlayan her söze şiir denilemez. Beyit olarak isimlendirilen sözün toplumu etkilemesi gerekir, yoksa şiir denilmez. Niyet sanat ve vezin gibi şartları taşıması gerekir. İslâm şiiri daraltmamış aksine güzelleştirmiş ve kelime haznesini de genişletmiştir. Yasak olan şeyleri şiirinde veya sözlerinde yermiştir. Ama şiirin özü olan vezin, bahir ve gayelerine dokunulmamıştır. Bilakis İslâma göre dini kelimeler kullanarak müftredatını arttırmış ve bundan da yeni duygular meydana gelmiştir. Kendi yöntemiyle uyumlu olacak kurallar ve esaslar getirdi ve içindeki var olan cahiliye davranışları ve sözlerini temizledikten sonra, Müslümanların silahlarından biri olması sağlanmıştır. Hz. Peygamber efendimizin (sav.) ahlaki olarak doğru şiirle ilgili bir hoşnutsuzluluğu yoktu. Hz. Peygamber (sav.), şiir dinlemeyi severdi ve güzellerinden de örnek veriridi, şiir insanlarda iz bırakır ve onları teselli ederdi. Buhari'nin rivayetinde Peygamberimiz, şiirin bir hikmet olduğunu kabul etmiştir. Çalışmamız iki giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci girişte şiirin İslâmdaki yerinden kısaca bahsedilmiştir. İkinci grişte Kütüb-i Sitte'deki Şairlerinden kısaca bshsedilmiştir. Birinci bölümde şiir kavramı araştırılıp asr-ı saadette şiirin tarihi, Kütüb-i Sitte'de şiir dili, temaları ve bahrları toplumdaki yeri ortaya konulmuştur. İkinci bölümde Hz. Peygamber'in (sav.) şiir ile olan münasebeti ve örnek olarak verdiği şiirler ve Kütüb-i Sitte'de şiirin esasları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde Hz. Peygamber'in şiirden etkilenmesi, Cahiliye Krallarının şiir söylemesi, Niçin Allah Hz. Peygamber'e (sav.) şiir söylemesini yasaklanmış? Gibi konular ve Recz kavramı üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümde ise elde edilen bulguların genel bir özeti sunulmuştur.