Sorunlu ve normal periparturient dönem geçiren sütçü ineklerde postpartum sürecin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, VETERİNERLİK DOĞUM VE JİNEKOLOJİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MESİH KOCAMÜFTÜOĞLU
Danışman: MEHMET RIFAT VURAL
Özet:96 ÖZET Sorunlu ve Normal Periparturient Dönem Geçiren Sütçü İneklerde Farklı Tanı Yöntemleri Kullanılarak Postpartum Sürecin Değerlendirilmesi Çalışmada, normal periparturient dönem geçiren inekler ile periparturient dönemde çeşitli reprodüktif sorunlar geçirmiş ineklerde kan serum progesteron ölçümleri, etken izolasyonu, rektal palpasyon, ultrasonografik ve vaginal muayene yöntemlerinin doğumu izleyen 20, 30 ve 40. günlerde kullanılmasıyla postpartum sürecin değerlendirilmesi ve uygulanan muayene yöntemlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Sunulan çalışmada, bir işletmeye ait farklı yaş gruplarından 60 baş inek kullanıldı. Bu inekler normal periparturient dönem geçiren (Grup-1) ve anormal periparturient dönem geçiren (Grup-2) inekler olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Çalışmaya alınan her bir ineğin doğumu izleyen 20, 30 ve 40. günlerde vaginal muayene, rektal palpasyon, kornu uteri ve ovaryumların ultrasonografik muayenesi gerçekleştirildi. Anılan dönemlerde, kan serum progesteron değerini belirlemek amacıyla vena subcutanea abdominalis'ten kan örnekleri ve etken izolasyonu amacıyla servikal svab örnekleri alındı. Vaginoskopik muayenede vaginada biriken sıvının miktar ve karakteri belirlendi. Ultrasonografik muayene ile her iki komünün üst 1/3'lük dorsal kesitinin longutudinal çapları ölçüldü ve ovaryumlar üzerindeki folliküler ve luteal yapılar saptanarak ölçütleri belirlendi. Rektal palpasyon ile uterusun pelvik çatıya göre konumları değerlendirildi. Sunulan çalışmada; Grup-1 'de 10, Grup-2'de 7 ineğin doğumu izleyen 40 gün içinde düzenli ovaryum fonksiyonuna sahip olduğu belirlendi. Grup-1 'de 12 inekte inaktif ovaryum, 2 inekte dirençli luteal yapı, 6 inekte dirençli folliküler yapı belirlenirken, Grup-2'de anılan değerler sırasıyla 16, 4 ve 3 inek olarak gözlendi. Yirminci günde gebelik geçirmiş kornu çapları Grup-1 'de 3,707±0,614 cm, Grup-2'de 4,214±0,720 cm, gebelik geçirmemiş kornu çapları ise Grup-1 'de 3,025±0,650, Grup-2'de 3,41 1±0, 611 cm olarak belirlendi. Kırkıncı günde Grup- 1'de gebelik geçirmiş kornu çapı 2,716±0,670 cm, gebelik geçirmemiş kornu çapı ise 2,648±0,611 cm ölçülerek çapların birbirine yaklaştığı belirlendi. Grup- 2'de ise gebelik geçirmiş kornu çapı 3,130±0,705 cm, gebelik geçirmemiş olan kornu çapı da 2,763±0,707 cm olarak ölçülerek gebelik geçirmiş olan kornunun97 daha kalın olduğu sapandı. Her iki grupta da doğumu izleyen 20 ila 30. günler arasında gebelik geçirmiş kornuda, 30 ila 40. günler arasında ise gebelik geçirmemiş kornularda involüsyon oranının daha yüksek olduğu belirlendi. Anormal periparturient dönem geçiren ineklerde doğumu izleyen 20 (29 inek,%96,66) ve 30. günlerde (24 inek, %80) her iki kornudaki sıvı birikimi yüksek oranda +2 ve +3 düzeyinde bulunurken, 40. günde gruplar arasında farklılığın azaldığı gözlendi. Yirminci günde gerçekleştirilen rektal palpasyonlarda Grup-1'de 10 ineğin, Grup-2'de 22 ineğin uteruslarının abdominal boşlukta olduğu, 40. günde ise Grup-1'de 20, Grup-2'de ise 10 ineğin uteruslarının pelvik çatı içerisinde yer aldığı belirlendi. Doğumu izleyen 20 ile 30. günlerde Grup-1'de baskın mikroorganizma olarak E. co//' izole edilirken (20. gün 9, 30. gün 6 inek), Grup-2'de A. pyogenes yüksek oranda baskın mikroorganizma olarak izole edilmiştir (20. gün 14, 30. gün 11 inek), ancak bu baskınlık Grup-2'de doğumu izleyen 40. günde belirgin bir azalma gösterirken Grup-1'de değişkenlik göstermemiştir. Vaginada biriken akıntı karakterinin 20. günde Grup-1'de 14 inekte serömüköz, Grup-2'de 25 inekte purulent karakterde olduğu, 40. günde Grup-1'de 22 inekte akıntı saptanmazken benzer durum Grup-2'de 14 inekte gözlendi ve 9 inekte serömüköz, 3 inekte purulent karakterde akıntı saptandı. Grup-1'de I, II ve III. tohumlamalarda gebe kalan toplam inek sayısı 25, Grup-2'de ise 19 olarak belirlendi. Doğum-ilk tohumlama aralığı Grup-1'de 90,325±6,857, Grup-2'de 113,822±8,456 gün, doğum-gebe kalma aralıkları ise Grup-1'de 112,1825±2,579, Grup-2'de 1 41,7375±7,21 6 gün olarak belirlendi. Sonuç olarak; doğumu izleyen 40. güne kadar gerçekleştirilen jinekolojik muayenelerde rektal palpasyon, vaginoskopi, progesteron ölçümlerinin ve servikal svab örneklerinin değerlendirilmesinin önemli etkisi bulunmasına rağmen, ultrasonografik muayene yöntemi ovaryum fonksiyonları ve uterus involüsyonunun değerlendirilmesinde önemli bir tanı aracıdır. Anormal periparturient dönem geçiren ineklerde, gebe kalmayan ve doğum-gebe kalma aralığı uzun olan ineklerde doğumu izleyen 20 ve 30. günlerde gerçekleştirilen ultrasonografik muayenelerde her iki kornuda +3 düzeyinde yüksek oranda sıvı birikimi, vajinada purulent akıntı ve tümünde A. pyogenes izole edildi. Anahtar Sözcükler: Periparturient dönem, sütçü inekler, jinekolojik tanı yöntemleri