Türkiye'de askeri müdahale dönemlerinde Atatürk ve Atatürkçülük


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HÜSEYİN TOLGA ARSLAN

Danışman: HAKAN UZUN

Özet:

Askeri müdahale, sadece siyasi iktidarı değiştirmekle yetinmeyen, toplumun tüm katmanlarının yaşam ve düşünüş biçimlerini değiştirmeyi amaç edinen ve bu amaçları doğrultusunda sarsılmaz bir meşruiyet kaynağına yaslanarak eyleme geçme sürecinin adıdır. 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 müdahaleleri ile dört kez müdahaleye maruz kalan Türk siyaseti, her müdahale ile yeni bir kırılma noktası yaşamıştır. Gerçekleşen tüm müdahalelerde Atatürk ve Atatürkçülük meşruiyet kaynağı olarak seçilmiş ve imgenin gücünden olabildiğince faydalanılmıştır. İncelenen dört müdahalenin sadece oluş süreçleri irdelenmemiş, bu müdahalelerin Atatürk imgesi üzerinden sağladığı meşruiyet araştırılmıştır. Müdahalecilerin söylemlerindeki Atatürk ve Atatürkçülük vurgusu incelenmiş, yayınlanan bildirilerin kavram analizi yapılmış, Atatürk heykeli üzerinden yapılan meşrulaştırma ve okullara Atatürk isminin verilme istatistikleri üzerinden değerlendirmeler gerçekleştirilmiştir. Gerçekleşen her askeri müdahalenin, siyasi partilerin kendi görüşlerini desteklemek için öne sürdükleri argümanların Atatürkçülük üzerinden meşrulaştırıldığı varsayımından hareket eden bu çalışma, parti liderleri ve müdahalecilerin söylemlerini, dönemin dergi ve gazetelerinin haber ve köşe yazılarını ele alan, bunları karşılaştıran ve hemen her görüşün kendi fikirlerini meşrulaştırmak için yarattığı Atatürkçülükleri tespit etme çabası içinde olmuştur. Çalışma kapsamında incelenen söylemler, köşe yazıları, heykeller, okul isimleri ve tartışmalar, Atatürk üzerinden yapılan meşrulaştırma gayretlerini, yapılan Atatürkçülük tariflerini, Atatürkçülük üzerinden girişilen toplum mühendisliği girişimlerini ele almıştır. Yapılan araştırmalar neticesinde Türk siyasi tarihinde Atatürk imgesinin her dönem ve her şartta kullanışlı ve kullanan kişiye/kuruma meşruiyet sağlayan bir imge olduğu sonucuna varılmıştır. Okul isimlendirmelerindeki artış, heykel/büst yapımlarında sanatsal kaygının bir yana bırakılıp fabrikasyon üretim ile hemen her yere Atatürk heykeli/büstü yapılması ve belli bir noktadan sonra sayısının tespit edilemeyecek düzeye gelmesi, gerçekleşen her müdahalenin Atatürkçülük adına yapılması ve sivil/asker idarecilerin hemen hemen her düşüncelerini Atatürkçülüğe yaslanarak meşrulaştırma, taban yaratma aracı olarak Atatürkçülüğü referans almaları bu çıkarımın kaynağını oluşturan etmenler olmuştur. Gerek içerik analizleri ve gerekse yukarıda belirtilen niteliksel/niceliksel veriler doğrultusunda bu sonuca ulaşılmıştır. Military intervention is the name of the process of taking action by leaning against an unshakable source of legitimacy for these purposes, which is not only satisfied with changing political power, it aims to change the way of life and thinking of all layers of society. Having been intervened four times with the interventions of 27 May, 12 March, 12 September and 28 February, Turkish politics experienced a new breaking point with each intervention. In all interventions, Atatürk and Kemalism were chosen as the source of legitimacy and the power of the image was used as much as possible. Only the processes of occurrence of the four interventions examined were not examined, and the legitimacy of these interventions through the image of Atatürk was investigated. The emphasis of Ataturk and Kemalism in the discourses of the interventionists was examined, the conceptual analysis of the published papers was made, the evaluations were made on the legitimization done through the Ataturk statue and the statistics of the name Atatürk. Based on the assumption that any military intervention that takes place is legitimized through Kemalism, the arguments put forward by political parties to support their own views, this study deals with the discourse of party leaders and interventionists, the news and columns of the magazines and newspapers of the time, and to legitimize the opinions of almost every opinion. He was in an effort to identify the Kemalism he had created. The discourses, columns, sculptures, school names and discussions examined within the scope of the study addressed the legitimation efforts made through Atatürk, the Kemalism recipes made, the social engineering initiatives undertaken through Kemalism. As a result of the researches, it has been concluded that the image of Ataturk in Turkish political history is an image that is useful and provides legitimacy to the person / institution using it in every period and in all conditions. The increase in school nomenclature, artistic anxiety in sculpture / bust productions aside, making Ataturk statue / bust almost everywhere with fabricated production and making the number undetectable after a certain point, making every intervention in the name of Kemalism and almost every opinion of civil / military administrators Leaning against Kemalism and referring Kemalism as a means of creating a base were the factors that constitute the source of this inference. This result has been reached in accordance with the discourse analysis and the qualitative / quantitative data mentioned above.