Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki koruma tedbirleri üzerindeki etkileri: yakalama ve gözaltı koruma tedbirleri özelinde bir değerlendirme


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZEN KAYA GÖÇMEN

Danışman: DEVRİM GÜNGÖR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki (CMK) koruma tedbirleri, doğası gereği, insan hakları ile çok sıkı bir ilişki içindedir. Koruma tedbirlerine karar verilmesi ve bu tedbirlerin uygulanması sırasında, başta kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı olmak üzere, birden çok temel hakka ve özgürlüğe müdahale söz konusu olabilmektedir. Bu çalışmada CMK'da yer alan koruma tedbirleri, yakalama ve gözaltı özelinde, Anayasa Mahkemesi (AYM) bireysel başvuru kararları dahil Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları dahil Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Ek Protokolleri ekseninde insan hakları perspektifinden incelemeye alınmıştır. Her bir bölümde, hak temelli olarak, ilgili konular hakkında sırasıyla CMK'da, Anayasa'da ve AİHS'de yer alan düzenlemeler incelenmiştir. Her üç metin, özellikle de AİHM ve AYM kararları göz önünde tutularak, kıyaslamalı şekilde değerlendirilmiştir. AİHS'nin etkisi, hukuk düzenimizdeki konumu ve yargı erki aracılığıyla uygulanması göz önünde tutularak başlıca iki araç olan uygun yorum ve doğrudan uygulanma prensipleri çerçevesinde ele alınmıştır. Bir taraftan bu iki prensip açısından, diğer taraftan bunlara ilişkin düzenlemelerin ayrıntılı incelenmesiyle yakalama ve gözaltı koruma tedbirleri açısından farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Bazı konularda Anayasa'da ve CMK'da mevzuat değişiklikleri yapılması faydalı olacakken bazı konularda CMK düzenlemelerinin AİHS'ye uygun yorum prensibi ile yorumlanması gerekli ve yeterlidir. Yakalama ve gözaltı koruma tedbirleri ile ilgili olan düzenlemeler AİHS ile çatışıyorsa / farklılık taşıyorsa ikili bir ayrım yapılmalıdır. Bir yandan, CMK düzenlemeleri AİHS'ye nazaran temel hak ve özgürlükleri daha kısıtlayıcı düzenlemeler içeriyorsa bu durumda CMK'da yer alan düzenlemelerin bir kenara bırakılması ve ayrıca bir işleme gerek olmaksızın AİHS'de yer alan düzenlemelerin somut olaya doğrudan uygulanması gerekmektedir. Diğer yandan, CMK düzenlemeleri AİHS'ye nazaran temel hak ve özgürlükleri korumaya yönelik daha yüksek bir standart getiriyorsa bu durumda CMK ile AİHS arasında esas bakımından bir çatışma olmayacaktır, dolayısıyla CMK düzenlemeleri uygulanmalıdır.