Anayasa Mahkemesi'nin zorunlu aşı uygulamasının yasal düzenleme bulunmaması gerekçesiyle hak ihlali olduğuna ilişkin bireysel başvurular üzerine verdiği kararların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ADLİ BİLİMLER ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET SALTIK
Danışman: YAŞAR BİLGE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Anayasa Mahkemesi'nin Zorunlu Aşı Uygulamasının Yasal Düzenleme Bulunmaması Gerekçesiyle Hak İhlali Olduğuna İlişkin Bireysel Başvurular Üzerine Verdiği Kararların Değerlendirilmesi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Uşak ve Mersin İl Müdürlüğünce, başvurucu çocukların bebeklik aşılarının anne ve babası tarafından yaptırılmadığından söz edilerek, çocuk hakkında 5395 sayılı yasanın 5/1-d bendi uyarınca sağlık tedbiri uygulanmasına karar verilmesi istenmiştir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 11.11.2015'te (Başvuru No: 2013/1789) ve İkinci Bölümü 26.10.2016'da (Başvuru no 2014/4077) zorunlu aşı uygulaması hususunda verilen tedbir kararları nedeniyle bireysel başvuru haklarını kullanan davacıların maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Başvuruda, velayet altında bulunan çocuğa bebeklik dönemi aşılarının uygulanmasının kabul edilmemesi ve zorunlu aşı uygulamasının açık yasal dayanağı olmamasına karşın Mahkemece sağlık tedbiri uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle çocuğun vücut bütünlüğünün ihlal edildiği belirtilerek Anayasa'nın 17. maddesinde tanımlanan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüştür. Belirtilen kapsam ve amaçlarla zorunlu aşı uygulamasına ilişkin açık bir yasal düzenleme bulunmadığından, Anayasa'nın 17. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bu 2 hak ihlali kararı kamuoyunda ve uzmanlık çevrelerinde kapsamlı tartışmalara yol açmıştır. Türk Tabipleri Birliği ve ilgili Tıp Uzmanlık Dernekleri genelleyici bir bakışla, toplum yararının birey özerkliği gerekçesiyle çiğnenebileceği anlayışını çok tehlikeli bir yaklaşım olarak nitelemiş; duyarlı kişilerin aşılanmasıyla toplum düzeyinde etkin ve güvenli koruma sağlanabilen bulaşıcı hastalıklar dikkate alındığında, bir değer olarak ve hiçbir şeye ikincil olmayan toplum yararı ile çocuğun yüksek yararının bireysel onamın (rızanın) üzerinde olduğu ve gerçekte bu 2 değerin çatışmadığı tezi savunulmuştur. Hukuk çevrelerinde de değişik yorumlara gidilmiştir. Bu tezle söz konusu AYM kararlarının tıbbi, etik ve hukuksal boyutları irdelenmiş ve 2 hak ihlali kararının hukuka uygun – adil olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca anılan kararların Ontolojik ve Epistemolojik bakımdan önemli eksik ve yanlışları vardır. Anahtar sözcüler: Anayasa Mahkemesi, Aşı reddi, Bireysel özerklik, Biyoetik, Hak ihlali, Onam - Rıza, Sağlık hakkı, Sağlık tedbiri, Velayet hakkı, Zorunlu aşı