Kazan Oğuznamesi'nin tarihsel ve kültürel açıdan değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELİM SERKAN ÜKTEN

Danışman: SAADETTİN YAĞMUR GÖMEÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Son dönem Oğuznamecilik geleneğinin bir ürünü olan Kazan Oğuzname'si üzerine yapmış olduğumuz bu çalışmada, eseri diğer Oğuzname nüshalarıyla karşılaştırmak suretiyle, eserin Oğuzname varyantları arasındaki yeri ve önemini belirlemeye çalıştık.Öncelikle eserin son dönem İslami Oğuzname rivayetlerinin bir ürünü olduğunu tespit ettik. Müstensihini belli olmayan bu nüshanın, büyük oranda Hive Han'ı Ebu'l-gazi Bahadır Han'ın, Şecere-i Terâkime adlı Oğuznamesinden istinsah edildiğine şahit olduk. Ebu'l-gazi'den alınan rivayetlerin daha çok, Oğuz Kağan'ın kahramanlık hikâyeleri ve Oğuz Türkleri tarihinin anlatıldığı bölümlerde olduğunu gördük.Oğuz Kağan ve Oğuz Türkleri'ne dair verilen rivayetlerin diğer Oğuzname nüshalarından kısmen farklı yönleri olduğunu da ortaya çıkardık. Oğuz Kağan'ın şahsiyetine dair verilen özgün bilgiler ve Oğuz evlatlarından Avşar Han ve onun soyuna dair verilen bilgilerin, eseri diğer Oğuzname varyantlarından farklılaştıran temel unsurlar olduğunu gördük. Eserin belli bölümlerinde Avşar sülalesinin sık sık ön plana çıkarılmasından yola çıkarak da, eserin bu Oğuz boyunun hâkimiyet bölgesinde kaleme alındığı sonucunu çıkardık.Oğuz Kağan ve Oğuz Türkleri hakkında verilen rivayetler dışında, eserin baş ve son kısmında, diğer Oğuznamelerde pek rastlamadığımız farklı bölümlerin de olduğunu tespit ettik. Eserin başlangıcından, Oğuz Kağan'ın dünyaya gelişine kadarki kısımda İslami varyantların etkisiyle Hz. Adem'den başlanarak, Hz. Nuh'a kadar insanlığa gönderilmiş bazı peygamberlerin hikayelerini ve Oğuz Kağan'ın Hz. Nuh'a dayanan şeceresini gördük. Eserin son kısmında ise Moğol şecere geleneğine bağlı kalınarak Çingiz Han ve onun halefleri tarafından kurulmuş bazı Türkistan hanlıkları hakkında bilgilere rastladık. Bu kısmın devamında Safevi Devletinin kuruluş süreci ve ünlü Avşar beylerinin, Safevi Devleti'nin yükseliş ve çöküş dönemlerinde bölgenin etkin unsurları olduklarına şahit olduk.Eserin, Doğu İran ve Batı Türkistan'da hüküm sürmüş Avşar sülalesine dair verdiği ayrıntılı bilgilerden, çoğu bölümde Şecere-i Terakime'den istinsah edilmesinden ve dilsel yapısından yola çıkarak da, 18. yy'da Harezm-Horasan sahasında yazılmış olduğunu tespit ettik.