Suçların içtimaı (zincirleme suç - fikri içtima - bileşik suç)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA ÖZEN
Danışman: MUHARREM ÖZEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, suçların içtimaına ilişkingenel bilgiler, suçların içtimaının karşılaştırmalı hukuktaki düzenlenişi, tarihi geçmişi vesuç tekliği ? suç çokluğu kavramlarına yer verilmiştir. Özellikle, suçların içtimaıbakımından temel teşkil eden, suç tekliği ? suç çokluğu sorunu üzerinde durulmuştur.Çünkü, suçların içtimaında, gerçekte birden çok suç, tek suç kabul edilmektedir. Bunedenle, suç tekliği- suç çokluğu sorununda, üzerinde durulan temel konulara ve bukonuda ileri sürülen görüşlere yer verilmiştir.İkinci bölümde, bileşik suç incelenmiştir. Bileşik suç incelenirken, 5237 sayılıTCK'nun getirmiş olduğu düzenleme, 765 sayılı mülga TCK'ndaki düzenleme ve 1930tarihli İtalyan Ceza Kanunu'ndaki (İCK) düzenlemelerle karşılaştırılarak incelenmiştir.Bileşik suçun düzenlendiği 42. maddedeki hükmün, bir düzenleme değil tanım hükmüolduğuna vurgu yapılmıştır. Tanım yapılırken de, kelimeler yerli yerinde seçilmediği için,madde hükmünü anlama ve uygulama açısından sorunlarına yol açabilecek bir durumoluşturduğu ifade edilmiştir. Özellikle, 5237 sayılı TCK'nun, 142/4 ve 150. maddelerindekidüzenlemelere dikkat çekilmiştir. Çünkü, bu düzenlemeler, gerek 765 sayılı mülga TCKgerek 1930 sayılı İCK ve gerekse de, bileşik suçun tarihi geçmişi ile bağdaşmayanhükümler içermektedir. 150. maddenin, bileşik suçun bölünmezliği ilkesine ters düştüğüvurgulanmıştır.Üçüncü bölümde zincirleme suç incelenmiştir. Zincirleme suçun incelenirken, 5237sayılı TCK'ndaki düzenlemesi, 765 sayılı mülga TCK'ndaki düzenleme ve 1930 tarihli İCKdüzenlemelerle karşılaştırılmıştır. Zincirleme suçun zincirleme suçun düzenlendiği 43.maddenin 1. fıkrasında, suçun mağduru, zincirleme suçun bir unsuru olarak kabul edildiğive fakat 43. maddenin 2. ve 3. fıkralarındaki düzenlemelerle, suçun mağdurununzincirleme suçun bir unsuru olmaktan çıkarıldığına işaret edilmiştir. Özellikle, aynı maddeiçerisinde, temel kuralın bir sonraki fıkralarla ortadan kaldırılmasının, kanun yapmatekniği ile bağdaşmadığına vurgu yapılmıştır. Zincirleme suçun düzenlendiği 43. maddenin3. fıkrasında, bazı suçlar, zincirleme suç kapsamı dışında tutulmuşlardır. Bu suçların niçinzincirleme suç kapsamı dışında tutulduğuna ilişkin ikna edici bir gerekçenin bulunmadığıifade edilmiştir.Dördüncü ve son bölümde, fikri içtima incelenmiştir. Bu inceleme yapılırken de,5237 sayılı TCK'nun getirmiş olduğu düzenleme, 765 sayılı mülga TCK'ndaki düzenlemeve 1930 İCK düzenlemelerle karşılaştırılarak incelenmiştir. Bu incelemede özellikle, fiilkelimesinin anlamı üzerinde durulmuştur. Çünkü, 765 sayılı mülga TCK'nunda da, fiilkelimesine yer verilmiş olup, bu kelimenin anlamı üzerinde gerek öğretide ve gerekseuygulamada görüş birliği bulunmamaktaydı. 5237 sayılı TCK'nda da aynı kelimeye yerverilmiş olması, tartışmaların 5237 sayılı TCK döneminde de devam edeceğine işaretedilmiştir.