Eko-faşizm


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SOSYAL ÇEVRE BİLİMLERİ ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HALUK BİLGİN

Danışman: AYŞEGÜL MENGİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bilgin, Haluk, Eko-Faşizm, Doktora Tezi, Danışman: Prof.Dr. Ayşegül Mengi, 250 s.ÖZETYaşadığımız ekolojik bunalım, şüphesiz çağımızın en önemli sorunsalınıoluşturmaktadır. Günümüzde yalnızca ekolojistler değil, sıradan insanlar dagelecekte çocuklarının yaşayacakları doğal çevreyi korumak için ekolojik bunalımlayakından ilgilidirler.Bununla birlikte, ekolojik düşüncenin zorunlu olarak ilerici bir tarihselgeçmişi olmadığını öğrenmek birçok insan için şaşırtıcı olacaktır. Aslında ekolojikdüşüncenin saptırılmış ve faşizm gibi tehlikeli ve gerici uçlara yönlendirilmiş birtarihi bulunmaktadır.Köklerini 19. yüzyıl doğa mistisizminden alan Alman ekolojisi, 20. yüzyıldaNazizmin yükselişini kaynaklık etmiştir. Romantizm, mistisizm, doğa tapınması,bütüncülük, insan karşıtlığı, doğal düzen gibi konular Nazi ekolojisinin temellerinioluşturmuştur.Almanyanın yaşadığı eko-faşist deneyimle günümüzün popüler ekolojikhareketi derin ekoloji arasında rahatsız edici benzerlikler bulunmaktadır. nsanlığıaşırı çoğalan, doğal kaynakları hızla tüketen, yabanıl doğayı tehdit eden çirkin birvarlık olarak algılayan derin ekoloji de romantizm, mistisizm, doğal düzen ve insankarşıtlığını temel olarak almaktadır. çinde büyüyen mistisizm ve insan karşıtlığı ileekolojik hareketin geleceği tehdit altındadır.Ekolojik bunalımın nedenleri toplumsal çerçevede değerlendirilmeli veirrasyonel toplum yapısında aranmalıdır. Yoksa insanın biyolojik yapısında,Hristiyanlık ve Yahudilik'de ya da rasyonalizm, bilim ve teknolojide değil. Tamaksine ancak bilim ve teknolojiyi kullanarak ilerici ve ekolojik bir toplumyaratılabilecektir.Bu çalışma, özetle, 19. ve 20. yüzyıl Almanyasının yaşadığı eko-faşistdeneyimle derin ekoloji hareketini karşılaştırarak, ekoloji hareketinin içine sızanromantizm, mistisizm ve insan karşıtlığı gibi gerici unsurları tespit etmeyeçalışmaktadır. Çünkü bu unsurlar, kolayca otoriter ve barbar uygulamalara zeminhazırlayabilmektedir.lerici bir ekolojik politika oluşturabilmek için, klasik eko-faşizmin mirasınınve günümüz ekolojik söyleminde bunun devamlılıklarının farkında olmakgerekmektedir.