Türk Sağlık Hukukunda acil haller kavramının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ADLİ BİLİMLER ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEVİM COŞKUN
Danışman: GÜROL CANTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yasalar tarafından insan hayatı üstün olarak tutulmuştur ve güvence altına alınmıştır. Bunun için de, sağlık hukuku kapsamında, sağlık hizmetlerinin verilmesiyle ilgili yaptırımlar ve kısıtlamalar ilgili kanunlar tarafından düzenlenmiştir. Bu manada, sağlık hizmetleri içerisinde "acil sağlık hizmetleri" ve karşılaşılan "acil haller" hususlarının önemli bir yeri bulunmaktadır. Türk Sağlık Hukuku bileşenlerinin içinde, acil sağlık hizmetleri ile ilgili özel durumlar, dikkat edilmesi gereken durumlar ya da hekimin yükümlülükleri anlatılırken "acil haller" terimi kullanılmıştır, fakat bunun tanımı geniş bir şekilde yapılmamıştır. Son yıllarda, her gün acil servislere yapılan başvurular çok fazla sayıdadır ve başvuran kişilerin çoğunun acil sağlık hizmeti almasını gerektiren bir sağlık sorununun olmadığı bilinmektedir. Fakat bu durum, acil servislerin yükünü oldukça artırmakta ve acil sağlık hizmetine ihtiyacı olan hastalara karşı hızlı ve nitelikli sağlık hizmeti verilmesinin önünde engel olmaktadır. Bu tez çalışmasında Türkiye'de verilen acil sağlık hizmetleri ve bu hizmetlerin verilmesinde ana unsuru oluşturan "acil haller" terimi değerlendirilmiştir. Hekimler başta olmak üzere, acil sağlık hizmeti veren yerlerde çalışan sağlık mensuplarının, hasta kabulünde ya da triaj esnasında hangi hastayı, hangi kıstaslara göre 'acil' olarak kabul etmeleri gerektiğinin sınırlarının, Türk Sağlık Hukuku çerçevesinde daha net bir şekilde çizilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca 2018 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından acil servislerde yaşanan yoğunluğun önüne geçilmesi amacıyla yapılan değişikliklere de yer verilmiştir. Böylece bu çalışmanın acil sağlık hizmetleri ile ilgili alanlarda çalışan kişilere yardımcı olması ve bu çerçeveyle birlikte eğer mümkünse acil olmayan hastayı uygun sağlık hizmetlerine yönlendirerek, acil servislerin yükünün biraz da olsa azaltılması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda Sağlık Mevzuatı'nda yapılan eski ve yeni düzenlemelerle birlikte, Türk Sağlık Hukuku çerçevesinde "acil haller" kavramı mümkün olan en kapsamlı şekilde ele alınmıştır. Buna göre, genel anlamda, ilk 24 saat içinde tıbbi müdahale gerektiren, hemen tıbbi müdahale yapılmaması veya başka bir sağlık kuruluşuna nakli durumunda kişinin yaşamını tehlikeye düşüren veya sağlık bütünlüğünü kaybetme riskinin olduğu haller, acil hallerdir. 2018 yılında acil servislerle ilgili yapılan düzenlemelere göre ise Yeşil Alan-Kategori 2'de yer almayan, yani ayaktan başvuran, genel durumu stabil olan, ayaktan tedavisi sağlanabilen ve 4 saatten fazla bir süre beklediğinde genel sağlık durumunda komplikasyon, sakatlık ya da ölüm gibi bir bozulmaya ve ciddi sonuçlara neden olmayacak basit yakınmaları olan hastalar 'acil hasta' kapsamında değildir. Bu bağlamda, acil sağlık hizmetlerinin hızlı ve etkin bir şekilde verilmesi için durumu acil olan ve olmayan hastalar ayrılmalı ve uygun kişiye, uygun zamanda, uygun sağlık hizmeti verilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak acil sağlık hizmetleri ile ilgili yapılacak olan düzenlemelerdeki amaç, hem çalışanların hem de hastaların memnuniyetiyle birlikte, durumu gerçekten acil olan hastaların, gerekenin üzerinde olan yoğunluktan dolayı mağdur olmaması ve gerekli acil sağlık hizmetlerine hızlı bir şekilde erişimlerinin sağlanması yönünde olmalıdır.